Açık Mod
Koyu Mod
page-title

KALEM İŞİ SÜSLEME SANATI


Kalem işi, fresk sanatının Osmanlı mimarisinde bitkisel motif ağırlıklı kullanılmış bir şeklidir. Bu sana­tın Akyüzler Evi, Abdülkadir Hakkâri Evi, Hacı Bekir Pabuççu Evi, Kürkçüzâde Halil Hafız Efendi Evi ve daha birçok evin oda tavanlarındaki örnek­leri bu sanatın XIX. Yüzyılda Urfa’da ulaştığı boyutu göstermesi açısından önem taşımaktadır. Bıçakçı Mahallesi Nabi Sokak’taki bir evin tavanındaki melek figürlü kalem işleri son yıllarda silinmiştir.

76) Urfa’da Sezerler Evi Kapısı-2012

Bu sanat Şanlıurfa şehir merkezinde daha çok Hacca gidenlerin evlerinin sokak kapılarında kendini göstermiştir. Süslemenin yapılacağı zemin önce kendir sıvası denilen, içerisinde kendir liflerinin karışık olduğu kireç bir harç ile sıvanır, bu sıva üzerine toz boyanın yumurta akı ya da tutkal ile karıştırılmasından elde boyalarla süslemeler yapılırdı. Hacca giden kişinin yakınları, o kişi Hac’da iken kendisine bir hediyede bulunmak “sini sürmek” amacıyla onun evinin kapısını ressamlara süsletirlerdi. Bazen bu süsleme sadece sokak kapısı ile sınırlı kalmaz, evin avluya bakan odalarının kapıları, misafir odalarının duvarları, dolap ve niş çevreleri, eyvan duvarları de süslenirdi. Sokak kapılarındaki süslemelerde simetri esasına dikkat edilirdi. Genellikle kapı alınlığının ortasında Kâbe ya da Peygamberimizin türbesinin resmi çizilir, bunun sağına dairesel bir kompozisyon içerisinde “Allah”, soluna “Muhammed” yazılırdı. Bazen ortadaki resimlerin yerine “Besmele”, “Maşaallah” ya da Fetih suresinin ilk ayeti olan “İnna fetehnaleke fethan mübina” yazılırdı. Bu yazıları yazmak ayrı bir uzmanlık gerektirdiğinden bazen ünlü bir hattatın eserlerinden kopya edilir, bazen de hattat çağrılarak yazdırılırdı. Urfalı Hattat Behçet Arabi (1893-1965) Urfa’da bu geleneği sürdüren son hattatlardandı. (Güler ve Mızrak, 2008). Kapının iki yanına ve kapı alınlığının köşelerine simetrik biçimde bir saksıdan çıkan çiçek dalları, hurma ağacı kompozisyonları işlenirdi. Sağlık ve şifa sembolü olan yılan figürüne de kapının iki yanında simetrik olarak yer verilirdi. Hacı kapısı süsleme geleneğinde amaç; Hacc’a giden kişiye bir hediyede bulunmak, adres tarifinde kolaylık sağlamak idi. Zira “falan sokağa girdiğinizde sağdaki hacı evi kapısı” gibi adres tarifleri evi arayanlara kolaylık sağlamaktaydı.

77) Hacı evi kapısı (G.P. Badger’den/1850)

1842 yılında Urfa’yı ziyaret eden G. P. BADGER, “The Nestorians and their Rituals (with the narrative of a Mission to Mesopotamia and Coordistan in 1842-1844, and of a late visit to those countries in 1850).London, 1852” adlı kitabında Urfa’daki bir hacı evinin süslemeli kapısının desenini vermiş ve hacı kapılarından “Urfa’da 12.000 Müslüman ailesi vardır. Pek çoğu Haccı; yani Mekke’yi ziyaret etmiştir. Bu hacıların evlerinin girişlerinde Hac yolculuklarının kanıtı olan süslemeler resmedilmiştir” (Badger, 1852, s. 344) sözleriyle bahsetmektedir.

Suruçlu Reşit Şaman adlı ustanın 1950’li yıllarda Urfa’da bu sanatı icra ettiği bilinmektedir. Bu sanat 1960’lı yıllarda Urfa’da bazı tabelacılar tarafından sürdürülmüştür. Mahmut Sabuncu, Abdurrahman Polat, Nihat Kürkçüoğlu, Abdurrahman Birden 1960’lı yılların hacı kapısı süsleme ustalarındandır. Abdurrahman Birden halen devam etmektedir. Son yıllarda bu sanat, 50×10 cm boyutundaki sac levhalara serigrafi tekniğinde basılarak sürdürülmüş ve bu levhalar sokak kapıları üzerine asılmıştır.

78) Abdurrahman Birden kalem işi süslemesi çalışırken-2012

79)Abdurrahman Birden’in kalem işi süslemesi-2010

 

Sitede Ara