ŞANLIURFA MÜZİK KÜLTÜRÜNDE MERHUM İCRACILAR, KAYNAK KİŞİLER ve BESTEKÂRLAR
Şanlıurfa halk müziği eserleri yüzyıllar boyunca halk tarafından üretilmiş, icra edilmiş ve biçimlenerek dilden dile, kulaktan kulağa aktarılıp yaşatılarak günümüze ulaşmıştır. Müzik kültürüne dair bilgileri önceki kuşaktan alıp sonraki kuşaklara aktaran, icra eden ve yaşadıkları dönemde icracılar ile derlemecilere ulaştıran “kaynak kişiler” bu değerli mirası farklı yollarla korumuşlardır. Kimi zaman bu bilgileri yazılı hale getirip arşivlemiş, kimi zaman ise çeşitli kurum ve kişiler tarafından kendilerine danışılarak derlemeler yapılmasına katkı sağlamışlardır. Böylece, müziğin sürekliliğini ve otantik yapısını gelecek nesillere taşıyan önemli bir rol üstlenmişlerdir.
Kaynak kişilerin Şanlıurfa’nın müzik kültürünün korunması, yaşatılması ve tanınmasına büyük katkıları olmuştur.
Şanlıurfa müzik kültüründe somut olmayan kültürel mirasın taşıyıcıları ve aktarıcıları olarak bilinen, eski kuşak merhum musikişinaslardan bugün hayatta olmayan önemli icracılar, kaynak kişiler ve bestekârların kısa biyografileri kronolojik biçimde bu bölümde yer almaktadır.
İSMAİL ŞİMŞEK (Neyzen Kıdey Hafız) (1867-1959)
Neyzen ve kaynak kişi
1867 yılında Urfa’da doğmuştur. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Urfa Mevlevihanesi’ne devam ederek Müslüm Ağa’dan ney öğrenmiş ve yapılan mevlevi ayinlerine yıllarca ney’i ile iştirak etmiştir. Az bir ücretle müezzinlik yaparak hayatını idame ettirmiştir. Musiki makamlarına vakıf kıymetli bir sanatkâr olup Urfa’nın çok eski türkülerini gençler kendisinden öğrenmiştir. 1938 yılında Ulvi Cemal Erkin ve Muzaffer Sarısözen’in katılımıyla Ankara Devlet Konservatuvarı tarafından Urfa’da yapılan derleme çalışmalarında kendisinden kavalla bir Urfa oyun havası kaydedilmiştir. 1943 yılında Ankara’ya giden Urfa musiki heyetine dahil olarak Ankara Halkevi’nde ve Ankara Radyosu’nda verilen konserlere ney’i ile iştirak etmiş, gazete ve dergiler kendisinden takdirle bahsetmişlerdir. 1946 yılında 18 kişilik “Urfa Musiki Heyeti”nde yer almış, 2 ay 8 gün süren yurt gezisinde çeşitli illerde konserler vermişlerdir. 1950’li yıllarda Urfa Musiki Cemiyeti çalışmalarına da katılmıştır. 1959 yılında Urfa’da vefat etmiştir.

DERVİŞ VATANSEVER (Dambıraçı Derviş) (1877-1957)
Musikişinas ve gazelhan
1877 yılında Urfa’da doğmuştur. Baba tarafından “Timuroğulları”ndandır. “Dambıraçı” lakabı dayılarından gelmiştir. Esas mesleği oturakçı (halı kilim satan) idi. Küçük yaşlardan itibaren müziğe meraklı biri olarak devrin birçok ustasına hizmet edip kendini geliştirmiştir. Mehiş’ in oğlu Ali Hafız, Hacı İbiş, Cürre Mehmet, Mehsim’in oğlu Mehmet musiki ustalarıdır. Urfa havalarını ve makam geleneğini çok iyi bilen ve icra eden biri olarak 1926 yılında İstanbul’dan gelen Yusuf Ziya Demircioğlu başkanlığındaki Dârü’l-Elhân Heyeti’nin (İstanbul Konsevatuvarı) Urfa’da yaptığı derleme çalışmasında okuyucu olarak kendisinden ses kayıtları yapılmıştır. Urfa türkülerinin, gazel ve hoyratlarının günümüze aktarılmasında önemli katkıları olmuş, birçok kişi ondan feyz almıştır. 1957 yılında Urfa’da vefat etmiştir. (K.K.1).

NURİ BAŞARAN (Hacı Nuri Hafız) (1900-1975)
Hafız, gazelhan ve kaynak kişi
1900 yılında Urfa’da doğmuştur. 7 yaşında Kur’an-ı Kerim hafızlığına çalışmaya başlayıp 10 yaşında iken hafız olmuştur. Sütçünün oğlu Mehmet Hafız’ın yanı sıra devrin âlimlerinden fıkıh dersleri almıştır. Gençlik yıllarında musikiye merak sarmış devrin musiki ustalarından ders almıştır. Tasavvuf meclislerde def ve kudümle ilahiler ve gazeller icra etmeye başlamıştır. Cürre Mehmet, Kirişçi oğlu Halil ve devrin üstatlarından makamları ve usulleri öğrenmiştir. Sesi pürüzsüz ve etkileyici olup çok güzel gazel, hoyrat ve klasik türküler icra eden ehli makam ve mevlithan biridir. Şanlıurfa musikisinde birçok ustanın etkilendiği ve tesirinde kaldığı üstatlardan biridir. Tenekeci Mahmut başta olmak üzere pek çok müzisyen kendisinden istifade etmiştir. 1926 yılında İstanbul Konservatuarı heyeti ve 1938 yılında Ankara Konservatuvarından Muzaffer Sarısözen Urfa’da yaptığı derlemelerde kaynak kişi olarak kendisinden kayıtlar yapmışlardır. Kendisinden “Ben sıhmamı al isterem”, “İndim Kuyun Dibine” türküleri ile çeşitli makamlarda üç hoyrat (Pencereden Kar Geliyor, Yine Doğdu Güneşler, Divan Hoyratı) derlenmiştir. 1975 yılında Urfa’da vefat etmiştir (K.K.1).

TAHİR OTURAN (Mukim Tahir) (1900-1946)
Ses ve saz sanatçısı, gazelhan
1900 yılında Urfa’da doğmuştur. Nevai Aşireti’nin Büyükhatipoğlu sülalesindendir. Babası Mukimlerden Hacı Abdurrahman, annesi Fatma Hanım’dır. Ailece sevilen ve sözleri geçen varlıklı bir aileye mensup biri olup gençlik döneminde bolluk ve varlık içinde büyümüştür.
Bağlama ve darbuka çalmanın yanı sıra okuduğu gazel, hoyrat ve türkülerde Urfa ağzını en iyi şekilde kullanan bir icracıdır. Tenekeci Mahmut Güzelgöz ile mevlithanlık yapmıştır. 1938 yılında Muzaffer Sarısözen Şanlıurfa’da yaptığı derleme çalışmalarında, kendisinden kaynak kişi olarak istifade etmiştir. 1944 yılında 35 kişilik Urfa musiki ekibinin içinde yer alarak Türkiye’nin çeşitli illerinde konser vermişlerdir. Sesinin güzelliği ve ünü yurdun birçok yöresinde duyulmuştur. 1940 yılında kanuni Arteki Candan İstanbul’dan Urfa’ya gelip bir müzik faslı esnasında onu dinleyip beğenmiş ve İstanbul’a davet etmiştir. İstanbul’a giderek Sahibinin Sesi Plak’a yapttığı ilk plağında “Hüsnün senin ey dilberi nâdide kamer mi” adlı gazeli ve “Elleri pambıh” türküsünü okumuştur. Toplam 3 taş plağa okuduğu eserler; Ayağında Kundura, Kapıyı Çalan Kimdir, Hüsnün Senin (Gazel), Elleri Pambıh, Kırmızı Kurdele, Yara Sızlar (Hoyrat)’dır. Kendisinden derlenen Çay İçinde Adalar, Gele Gele Geldik Bir Kara Daşa, Güvercin Vurdum Kalkmaz, Pınara Varmadın Mı türküleri TRT repetuvarına alınmıştır. Abuzer Akbıyık’ın hazırladığı Kel Hamza, Mukim Tahir ve Bekçi Bakır’ın hayat hikâyeleri ve plağa okudukları eserlerden seçmeler Kalan Müzik tarafından “Urfa’da Üç Musiki Ustası” adıyla kitap ve CD olarak 2004 yılında yayınlanmıştır.
Ömrünün son döneminde zenginlikten yoksulluğa düşmüştür. 1946 yılında “Bir daha dönmeyeceğim.” diyerek Zonguldak’ın Yenice ilçesindeki arkadaşı Harrem Nuri’nin yanına gitmiş, oraya vardıktan birkaç gün sonra hastalanıp vefat etmiştir. Cenazesi Zonguldak’ın Yenice İlçesi’nde defnedilmiştir. Mezarının yeri bilinmemektedir.

EYYÜP ERELİ (Kanuni Ayıbo) (1904-1953)
Kanun sanatçısı
1904 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası Şeyhanlı aşiretinden Şıh Abdi, annesinin ismi Hore’dir. Küçük yaşlarda yetim kalmıştır. Değişik mesleklerin yanı sıra fırıncılık ve cülhalık da yapmıştır. Okur-yazar olmamakla beraber nota bilgisinin yanı sıra tüm makam ve usülleri eksiksiz şekilde öğrenmiştir. Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla gibi sanatçılara İstanbul sahnelerinde kanunuyla eşlik etmiştir. Birçok müzik aletini çalar ve onarımını yaparmış. Alman harbi yıllarında, ithal kanun telleri bulunmadığı için kirişten olan teller yerine çelik teller bağlamıştır. Kanundaki mandalların yerine kendi icadı olan iplik makarası (loğloğ) uygulayarak makam değişikliği için loğloğu hareket ettirirmiş. Kanuna on iki tel daha ilave ederek normal bir kanuna göre dört ses daha zenginleştirmiştir. 35 şarkı bestesi olduğu söylenmektedir. 1953 yılında vefat etmiştir.

HAMZA ŞENSES (Kel Hamza) (1904-1939)
Ses sanatçısı ve bestekâr
1904 yılında Urfa’da doğmuştur. Danbıraçıoğullarındandır. Genç yaşında saçı döküldüğü için “Kel Hamza” lakabıyla tanınır, plaklarda ise “Urfalı Hamza Şenses” olarak adı geçmektedir. Okula gitmeyip okuma yazmayı kendi kendine öğrenmiştir. Esas mesleği keçeciliktir. Sesi çok dik, temiz ve etkileyicidir. Müziğe üç telli bağlama çalarak başlayıp tambur ve cümbüş çalmasını da öğrenmiştir. Genç yaşından itibaren şiirler yazıp besteler yapmıştır. Ünlü ses sanatçısı Mukim Tahir’le aynı dönemlerde yaşamış, Urfa Halkevi’nde ve Aynzelha Gazinosu’nda programlar yapmıştır. Bir müddet İstanbul sahnelerinde de çalışmıştır. Plakları ve TRT arşivinde kendisinden derlenen eserleri şunlardır: Adanalı Esmer Olur Yan Bakar, Adam Ağladan Oldum, Aşkın Ne Derin Yâreler Açtı, Aya Bak Yıldıza Bak/Leylam Leylam, Ay Doğar Aşmak İster (Nazmiye Türküsü) , Diyarbakır Bu Mudur, Duman Duman Olmuş Karşıki Dağlar, Kız Adın Fatma Güzel, Kışlalar Doldu Bugün (Urfa Beşiri Hoyratı), Mendil Bağlarım Yandan (Öpmeye De Kıyamadım), Nere Gidim Kardaş Nerem Var, Ne Hoş Olur Mahpushane Havası (Mahpushane Türküsü), Urfa Dağlarında Gezdiğim Çağlar (Urfalı Ali Türküsü), Kırmızı Gül Goncasını. 1939 yılında Urfa’da Nacar Pazarı üstünde bulunan Çardaklı Kahve’den düşerek vefat etmiştir.

MEHMET HULUSİ KILIÇARSLAN (1905-1990)
Şair, söz yazarı ve hatip
1905 yılında Urfa’da doğmuştur. Osman Hulusi Efendi’nin ikisi kız olan üç evladından, ortanca olanıdır. Medrese tahsili görmüş, Urfa’nın ünlü hocalarından Abdülvahit Hoca’nın yanında ders almış, Arapça ve Farsça öğrenmiştir. Çiftçilikle uğraşısının yanı sıra 1950’li yıllarda Urfa’da Sarayönü Caddesi’nde açtığı “Hulusi Kitap Evi” yaklaşık on sene şair, yazar ve bestekârların buluştuğu bir yer olarak faaliyetini sürdürmüştür. Devrin sanat ve edebiyat ortamını yakından izleyen çok güçlü bir şairdir. Şiirlerinin konusu vatan millet sevgisidir. Urfa kurtuluşuyla ilgili birçok şiiri vardır. Birçok şiir ve yazısı şiir antolojisi kitaplarında, mahalli dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır. Urfa üzerine yazdığı “Dağlarda Uğuldar Göklerde Gürler” dizesi ile başlayan şiiri “Urfa Kurtuluşu Marşı” olarak Şükrü Dölen tarafından bestelenip okullarda öğretilmiştir. Yaşadığı dönemde Urfa’da öğretmenlik yapan Halide Nusret Zorlutuna ile edebi bir bağı olmuştur. Halide Nusret, şairin milli şiirlerine Urfa’nın kurtuluşunu konu alan “Aşk ve Zafer” adlı romanında yer vermiştir. Yazdığı maniler türkü olarak bestelenmiş ve hoyrat olarak okunmuştur. 11 Nisan Urfa’nın düşman işgalinden kurtuluşuyla ilgili radyo programlarında yıllarca konuşmalar yapmıştır. 1990 yılında Ankara’da vefat etmiştir (Kürkçüoğlı, 2009, s. 16).

NAFİ BUDAK (GÜN) (1905-1979)
Ses sanatçısı ve bestekâr
1905 yılında Urfa’nın Dabbakhane Mahallesi’nde doğmuştur. Babasının adı Ömer, annesinin adı Hatice’dir. Evli olup, Metin, Turgut, Pervin ve Zerrin adlarında dört çocuğu vardır. Nafi Budak “Nafi Gün” olarak da bilinir. 1943 yılında İstanbul’a gidip orada ticaretle uğraşmış, Urfalı Dedeher’lerin film şirketinde “Kanlı feryat” isimli bir film yapmıştır. “Portakal Dilim Dilim”, “Urfa Beşiri Hoyrat-Bülbül dilim lal oldu”, “Gözlerim yolunda kaldı”, “Kara gözlüm”, “Kahveyi Kaynadırlar”, “Ayşem döne döne”, “Bir günüm asude geçmez” plaka okuduğu eserlerindendir. Nafi Gün, Urfa Kurtuluş Savaşı’nda, henüz onbeş yaşında Kuvayi Milliye hizmetinde gözcülük ve keşif çalışmalarında bulunmuştur. “Kazuna” denilen yerde Fransızların cephaneliğine duvardan atlayarak yaptığı keşif büyük hayret ve takdir toplamıştır. Bu konu Müslüm Akalın’ın “Urfa Millî Mücadele Albümü” adlı eserinde zikredilmektedir. Gençliğinde Urfa’da ilk plakçı dükkanını açmıştır. 1970 yılında İstanbul Gedikpaşa’da kundura malzemesi satan bir işyeri açmış, vefat edinceye kadar bu işi sürdürmüştür. 1979 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

BAKIR YURTSEVER (Bekçi Bakır) (1908-1985)
Ses sanatçısı, gazelhan ve kaynak kişi
1908 yılında Urfa’da doğmuştur. Musikiye küçük yaşlarda başlamış, Ustası Pehel ve Ahmet Hafız’dan makamları, Hacı Nuri Hafız’dan mevlüt öğrenerek 30 sene kadar mevlithanlık yapmıştır. Bekçilik yaptığı için kendisine “Bekçi Bakır” denilmiştir. “Ordumuz gitti Muş’a dayandı” türküsünü okuduğu ilk plağını 1928 yılında yapmış daha sonraki yıllarda 50 civarında türkü, hoyrat ve gazeli plağa okumuştur. Mukim Tahir, Karaköprülü İsmail, Marangoz Halil, Muallim Cevdet gibi devrin iyi okuyanlarıyla musiki meclislerinde bulunmuştur. Birçok defa 11 Nisan Urfa’nın düşman işgalinden kurtuluşu kutlama programları için radyoevine davet edilmiş Muzaffer Sarısözen’in hazırladığı Yurttan Sesler programına zaman zaman katılmıştır. Ayrıca Diyarbakır Radyosu’nda Urfa ile ilgili programlara katılmıştır. Kendisinden derlenen türkü ve uzun havalar TRT repertuvarına ve Kültür Bakanlığı arşivlerine alınmıştır. “Ağlarım Gülenim Yok”, “Bende Mecnun’dan Füzun”, “Bu Yoldan Hanım Geçer”, “Buradan Bir Atlı Geçti”, “Çaya İndim”, “Dağlar Başı Kışladı”, “Dön Beri Dön Beri De Yüzün Göreyim”, “El Zanneder Ben Deliyem”, “Garip Bir Kuştu Gönlüm”, “İsfahandır Bizim Aslı Elimiz”, “Mezarımı Derin Edin”, “Muradı Böyle”, “Ordumuz Gitti Muş’a Dayandı”, “Urfalıyam Dağlıyam”, “Urfa’nın Dağları Kardır Geçilmez” Bekçi Bakır’ın plağa okuduğu ve TRT repertuarına kazandırdığı eserlerdendir. 1985 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

OSMAN ÖZSOY (Bandocu Osman) (1908-1972)
Bando şefi, derlemeci ve notist
1908 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Hacı Ali, annesinin adı Adile’dir. Zeliha Hanım’la evli olup iki kızı, iki oğlu vardır. Çocukluk ve gençlik yılları Urfa’da geçmiş, Bursa Sanat Okulu’nda 2 yıl musiki nazariyatı dersini merhum bando öğretmeni Mustafa Rahmi Bey’den almıştır. Bursa’nın 1920 yılında Yunanlılar tarafından işgali üzerine Urfa’ya gelip Urfa Sanat Okulu’nun bando kısmına devam ederek Yüzbaşı Deli Mehmet ve bilahare 7. Kolordu mızıka muallimi iken emekli olup Urfa Sanat Okulu’na tayin edilen merhum Ali Rıza Bey’den solfej ve armoni dersleri almıştır. Ali Rıza Bey’in vefatından sonra Sanat Okulu bando kısmının lağvı ve Halkevleri’nin 1932 yılında teşekkülü üzerine Urfa Halkevi bando şefliğini fahri olarak yürütmüştür. Osman Özsoy, 1934 yılında Mardin Halkevi’nde bando şefliğine atanarak burada 2 yıl görev yapmıştır. Ardından, Urfa Halkevi’ne tayin edilmiştir. Urfa Halkevi Okuma Odası Memurluğu ve bando şefliği görevlerini üstlenerek bando takımını yeniden kurmuş ve bu görevini 1951 yılına kadar sürdürmüştür.
Osman Özsoy ekip başkanı olarak 1946 yılında Urfa saz ve oyun ekibinden 18 kişiyle yaptığı yurt içi konser gezileri Urfa müzik tarihinde bir ilktir. Bu ekip yurdun birçok yerinde başarılı konserler vermiş, Urfa’nın ismini şerefle temsil etmiştir. Ekip 2 ay 8 gün süren uzun bir zaman zarfında gittiği şehirlerde konserler vererek takdirler kazanmış ve şehir gazeteleri kendilerinden sitayişle bahsetmişlerdir. Bin bir imkânsızlık ve meşakkatle geçen bu turnede; Birecik, Gaziantep, Adana, Mersin, Eskişehir, Bursa, Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde konserler vererek Urfa’nın milli oyunlarını ve türkülerini yurdun birçok yöresinde tanıtmışlardır. Osman Özsoy’un Urfa’da musiki çalışmalarına ve bando topluluğuna 40 yıla yakın hizmeti olmuştur. Urfa türkülerini ve oyun havalarını derlemiş, bu çalışmasını “Urfalı Musikişinaslar ve Halk Türküleri” adlı bir defterde toplamıştır. İcracı ve ekip şefi olarak birçok konser icra etmiştir. 1972 yılında vefat etmiştir.

HALİL TUĞCU (1909-1982)
Udi ve kaynak kişi
1900 yılında Urfa’da doğmuştur. Esas mesleği marangozluktur. Urfa’ya özgü bir musiki aleti olan Neşetkâr (Uda benzeyen perdeli saz) adını verdiği çalgı aletini yapmıştır. Birçok müzik aletini çalabilen ve onarımını yapabilen Halil Tuğcu mütevazi ve hoşgörülü biri olup müziği sanat için icra edenlerdendi. Halkevi musiki çalışmalarında da görev almıştır. Devrin bütün sanatkârları kendisini sever, sayar ve yanına gelip muhabbetini dinleyen arkadaşları nezih kişilerdendi. Yakın arkadaşları Eyüp Ereli, Tenekeci Mahmut, Mukim Tahir, İzzet Delioğlu gibi Urfa’nın tanınmış müzik ustalarıdır. Vefatından sonra müzikle ilgili bir not defteri, Neşetkâr kalıbı ve benzeri eşyalar oğlu Tahir’e kalmıştır. Kendisinden birçok Urfa türküsü derlenmiştir. Bestekâr ve araştırmacı Abdülkadir Algın “Batmanı Beşe Kadar” türküsünü ondan derlemiştir. Urfa musikisinin gelişmesinde önemli katkıları olmuştur. 1982 yılında vefat etmiştir.
CİRCİ ABDÜNNUR (Circi Gümüşkalem) (1911-1987)
Müzik Eğitimcisi, İcracı, Bestekâr
Circi Abdünnur 1911 yılında Süryani asıllı bir ailenin çocuğu olarak Urfa’da doğmuş, 1915 yılında babasını kaybedince Annesi onu Urfa’da Amerikan misyonerlerinin kurduğu yetimhaneye vermiş, bu dönemde geçirdiği göz rahatsızlığından gözlerini kaybetmiştir. 10 yaşında iken, 1921 yılında Halep’e gönderilmiş, daha sonra “Beyrut Âmâlar Okulu”na verilmiştir. 1925 yılında İsviçre himayesine giren Körler Okulu’nda müzik öğrenimini tamamlayan; mükemmel bir şekilde keman, ud, cümbüş çalmasını öğrenen Circi, müzik dersleri verecek kadar sanatını ilerletmiştir. 1933 yılında Halep’ten Urfa’ya dönüp yerleşerek “Gümüşkalem” soyadını almıştır. Müzik mesleğiyle Urfa’da çeşitli yerlerde müzik icracısı ve eğitimci olarak 40 yıl müzik hocalığını sürdüren Circi’den Mustafa Karaoğlu, Mustafa Savaş, Vefik Ataç, Abdullah Ertekin, Şeref Uslusoy, Mahmut Akgül, Hasan Parmaksız, Bakır Özdemir, Ahmet Bekler ve Metin Özden gibi çok sayıdaki Urfalı genç ud ve keman dersleri almış ve bu kişiler sonraki yılların önemli müzisyenleri olmuşlardır. Şükrü Çadırcı, Dellek Mahmut Hafız ve Abdullah Uyanık’a müzik programlarında kemanıyla eşlik etmiştir. Ayrıca ortaokul ve lisedeki kız çocuklarına da enstrüman dersleri vermiştir. 1970 yılında yayınlanan “Kavuşan Gönüller” adlı destansı şiir kitabında aşk, tabiat ve kahramanlık gibi konulara yer veren circi, edebiyat ve şiir kabiliyetini bu şiir kitabıyla göstermiştir. 1971 yılında ailece Urfa’dan İstanbul’a yerleşmişlerdir. 24.10.1987 tarihinde İstanbul’da vefat etmiş ve Topkapı Süryani Mezarlığı’na defnedilmiştir.

YUSUF KUŞÇUOĞLU (Yusuf Çavuş) (1911-1989)
Kaynak kişi
1911 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Reşat, annesinin adı ise İsmet’tir. Evli 8 erkek, 7 kız olmak üzere 15 çocuk babasıdır. Varlıklı bir ailenin ferdi olup Buğday Pazarı’nda zahirecilik yapmıştır. Gençlik yıllarında müziğe olan merakından dolayı Mukim Tahir gibi devrin müzik ustalarının meclislerine katılarak onlarla birlikte meşk etmişlerdir. Repertuarında çok sayıda şarkı, türkü ve gazel bulunan Kuşçuoğlu “Küçük hanım bere giymiş başına” türküsü ve birçok türkü, kaynak kişi olarak kendisinden derlenmiştir. Oğlu Reşat Kuşçuoğlu’da halk müziği sanatçısı ve bestekârdır. 1970’ten sonra Ankara’ya yerleşerek hobi olarak kuşçuluk (güvercin satıcılığı) yapmıştır. 1989 yılında Ankara’da vefat etmiştir.

HAMİD BELLİ (Hamid Hafız) (1912-1961)
Hafız ve gazelhan
1912 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası 1961 yılında Maraş’ta vefat eden Çolak Aziz Hafız diye bilinen kıymetli bir zâtdır. Kur’ân’ı babasından ta’lîm eden Hamid Hafız, gazel okumasını yörenin gazelhânlarını dinleyerek ve bizzat ustalardan meşk ederek öğrenmiştir. Gerek klasik mûsikî gerek tekke mûsikîsi sahasında Urfa’da yetişen birçok kıymetli mûsikîşinâsdan istifâde etmiştir. 1946 senesinde İstanbul’a yerleşmiş, birçok plak ve kaseti çıkmıştır. “Gözlerine Baktım” ve “Aşkın ne derin yaralar açtı” Girgin Plak firmasında plağa okuduğu eserlerdir. Yıllarca meşk ve zikir meclislerinde, nevi şahsına münhasır uslûbu ile okuduğu kasîdeler, na’t-ı şerifler ve mersiyeler ile unutulmayacak üstâdlar arasında yerini almıştır. Unutulmuş birçok kıymetli ilâhiyi okuyarak bunların kaydedilmesiyle günümüze ulaştırılmasını sağlamıştır. 1961 yılında Maraş’ta vefat etmiştir.

CEMİL CANKAT (1913-1976)
Ses ve Sinema Sanatçısı, Bestekâr, Kaynak Kişi
1913 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Onbaşı Mehmet, annesinin adı Ayşe’dir. Evli olup 3 çocuğu vardır. Esas mesleği şoförlüktür. Urfa’yı çok sevdiği için plaklarında ismini “Urfalı Cemil Cankat” diye yazdırmıştır. 19 yaşında “Pencereden kar geliyor” parçasıyla ilk plağını doldurmuş, bu plak çok sevilince, birbiri ardına 300 civarında plak yapmıştır. Ünü yurt sınırlarını aşmıştır. Yaşadığı dönemde Halep, Şam ve Kahire’de konserler vermiş, Arap ülkelerinde sevilerek dinlenmiştir. Yurt içinde devrinin birçok ünlü sanatçısıyla konserler verip birçok radyo programına katılmıştır. “Urfalıyam dağlıyam” türküsünü plağa devrinin ünlü ses sanatçısı Safiye Ayla ile okumuştur. Plağa okuduğu eserlerin çoğunu kendisi bestelemiştir. “Gitti canımın cananı” en sevilen eserlerindendir. Birçok filmde başrol ve yardımcı rollerde oynamıştır. Köroğlu, Akıncılar, Kılıbıklar, Keloğlan, Çıldırtan Baba rol aldığı filmlerdir. Kendisinden derlenen türküler TRT repertuarında yer almaktadır. Urfa’nın Etrafı dumanlı dağlar, Ayağına giymiş kara yemeni, Bağda güller açıyor, Uzun uzun kamışlar, Geceler yârim oldu, Bir daracık pencere, Pınara varmadın mı kendisinden derlenen türkülerdendir. Oğlu Ahmet Cankat, torunu Faruk Cankat, yeğenleri Mehmet Cankat ve Murat Cankat kendisi gibi ses sanatçısıdır. 1976 yılında vefat etmiştir.

MEHMET GENÇKOL (Kurrik Mahey) (1913-1989)
Hoyrat okuyucusu ve kaynak kişi
1913 Yılında Şanlıurfa’da doğmuştur. Babasının adı Mustafa, annesinin adı Emine’dir. Evli, üç kız ve üç erkek olmak üzere altı çocuk babasıdır. İlkokul mezunu olup mesleği şoförlüktür. Müzikle ilgilenmeye onbeş yaşlarında başlamış, sonraki dönemlerde ünlü ustalardan Mukim Tahir ve Araboğlu Mehmet’le birçok müzik meclisinde bulunmuştur. Yüksek perdeden hoyrat okumasıyla ünlüdür. Beşiri ve İsfahan makamındaki hoyratları en iyi okuyanlardandır. 1938 yılında Urfa’da derleme yapan Muzaffer Sarısözen, kendisinden “Ebe gümeci”, “Adalarda kestane”, “Kınalı kızım” türkülerini ve bazı uzun havaları kaynak kişi olarak ondan derlemiştir. 1960 yılında Prof. Dr. İlhan Başgöz ve Fikret Otyam kendisinden derleme yapmıştır. Besteleri de vardır. Kendisinden derlenen bazı türküler TRT repertuarına alınmıştır. Ankara Radyosu’ndaki 11 Nisan Kurtuluş programlarına beş defa katılarak hoyrat okumuştur. 1989 yılında Urfa’da vefat etmiştir.

SELAHATTİN ATABAY (1913-1967)
Yönetici, müzisyen, derlemeci, kaynak kişi
1913 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası bankacı Veliyettin Efendi, annesi Emine Hanım’dır. Ortaöğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul’da lise öğrenimi görmüş, 1932 yılında Urfa Tekel Müdürlüğü’nün muhasebe bölümünde göreve başlamış, 1940 yılında Tekel Müdürü görevine atanmıştır. Gençlik ve öğrenim yıllarında müziğe duyduğu ilgi ve becerisi nedeniyle Ermeni bir müzik öğretmeninden piyano, keman, ud ve cümbüş dersleri almıştır. 1934 yılında Urfa Halkevi’nde, müzikal oyunların müziklerini, temsil-müsamere müziklerini, koro düzenlemelerini icra edip temsil ve tiyatro oyunlarında başroller almıştır. 1936 yılında Halkevi yönetiminde görevlendirilmiş, Halkevi’nde müzik ve folklor idare sorumluluğu kendisine verilmiştir. Osman Özsoy’a (Bandocu Osman) Halkevi’nde görev verilmesini sağlayıp birlikte “Halkevi Bandosu” ekibini oluşturmuştur. 1938 yılında Ankara Radyosu’ndan Muzaffer Sarısözen ve beraberindeki heyetin Urfa’da yaptığı derlemede Hacı Nuri Hafız, Mukim Tahir, Şükrü Hafız, Kurrik Mahey, Kel Hamza, Bekçi Bakır, Karaköprülü İsmail gibi Urfa’nın ileri gelen ustalarını bir araya getirmiş, Muzaffer Sarısözen ve heyeti bu ustalardan türküler, uzun hava ve oyun havaları kaydederek radyoevi arşivine kazandırmıştır. 1938 yılında Halkevi reisliğine (müdürlüğüne) atanmış, bu tarihten itibaren Urfa müziğinin geliştirilmesi yanında tiyatro oyunlarına, halk oyunlarına, spora ve çeşitli kurslarının açılmasına önem vermiştir. Müzik alanında Hacı Nuri Hafız önderliğinde Mukim Tahir, Bekçi Bakır, Şükrü Hafız, Kurrik Mahey, Kel Hamza, Topal Abdo, Kıde Hafız gibi ustaların Halkevi’nde toplu çalışmalarına olanak sağlamış, onlarla konserler düzenlemiştir. 1940 yılında Muzaffer Sarısözen’in daveti üzerine, ilk olarak 11 Nisan Urfa’nın kurtuluşu nedeniyle Ankara Radyosu’nda konser vermek ve kayıtlar yaptırmak üzere ekibi Ankara’ya götürmüş, 1946 yılında yeni katılanlarla ve eski hayatta olan ustalarla ikinci kez Ankara Radyosu’na kayıtlar için ekip götürmüştür. Bu arada Nida Tüfekçi ile tanışıp radyo için yeni kayıtlar yapılmıştır. Halkevi kapanınca 1955 yılından sonra Urfa Musiki Cemiyeti’nde konserler düzenlemiştir. 1967 yılında İskenderun’da vefat etmiştir.

ŞÜKRÜ ÇADIRCI (Şükrü Hafız) (1917-1993)
Hafız, gazelhan ve bestekâr
1917 yılında Urfa’da doğmuştur. İki yaşında iken gözlerini kaybetmiş, gençliğinde Kuran-ı Kerim’i ezberleyip hafız olmuştur. Halk arasında “Şükrü Hafız” olarak tanınan Urfa’da yetişen en ünlü bestekâr ve gazelhanlardandır. Türk halk müziği ve sanat müziği dalında birçok makamda 70 civarında eseri vardır. Urfa müzik geleneği ve tavrını çok iyi bilen Şükrü Hafız devrin ustalarından Osman Hafız, Hacı Nuri Hafız, Damburacı Derviş, Mıkkım Tahir, Circi Gümüşkalem, Tenekeci Mahmut’tan feyz almıştır. Bestelerinin çoğunun sözleri kendisine aittir. Birçok klasik ve halk müziği sanatçısı eserlerini icra etmektedir.
1938 yılında Urfa’ya derleme yapmaya gelen Muzaffer Sarısözen, kendisinden; Küstürdün barışamam, Seher oldu vakt oldu, Bülbüller düğün eyler, Seherde indim ben bağa adlı türküleri derlemiş, Neriman Tüfekçi ise “Gittim baktım evlerinin halına” türküsünü derlemiş ve derlenen türküler TRT repertuarına alınmıştır.
1950’li yıllarda İstanbul’a müzik ile ilgili çalışmalar yapmak için gitmiş, daha sonra Urfa’ya dönmüştür. Seherde indim ben bağa, Bülbüller düğün eyler, Bak kara gözlü ceylana, Pınarın başında mumlar yanar mı, Bak yağmura sellere, Bahar geldi gül açar bülbül öter, Bakışların edalı, Ayrılık hasreti kâr etti cana, Hasretinle dertli gönül yaralı, Koymuşum yoluna bu canı teni, Gezdiğim meşeli dağlar, Gezerken bir güzel gördüm, Gurbet kahrını çektim, Gül açar bülbül öter, Her gülen güzeli yâr sandı gönül, Karanfil ekilince, Oturalım yan yana, Elif üstünde mimler sevilen eserlerindendir. 1993 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MAHMUT GÜZELGÖZ (Tenekeci Mahmut) (1919-1988)
Gazelhan ve kaynak kişi
1919 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası Baziki aşiretinden Bozan oğlu İbrahim. Annesi Yusuf aşiretinden Halil kızı İslim’dir. Esas mesleği tenekecilik olup 1980’den sonra Urfa Müzesi’nde ve İl Halk Kütüphanesi’nde memur olarak emekliliğini tamamlamıştır.
Şanlıurfa’nın kültür hayatında en önemli icracı, gazelhan ve kaynak kişilerden biridir. Devrin en büyük ustalarından Mukim Tahir, Tamburacı Derviş, Hacı Nuri Hafız gibi ustalardan istifade etmiştir. Urfa’ya has bütün kültürel bilgiler ve türkülere dayalı konularda başvurulan ilk kişilerden biri olup Urfa ile ilgili şarkı, türkü, hikâye, masal, mâni, gazel, atasözleri ve benzeri kültürel bilgileri aktaran kaynak kişiydi. Mükemmel bir hafıza ve müzik yeteneğine sahip olup yüzlerce türkü, gazel ve hoyrat belleğinde eksiksiz olarak yer alırdı. Okur yazar olmamakla birlikte birçok gazeli ve hoyratı eksiksiz olarak okuyabilirdi. Urfa Musiki Cemiyeti’ndeki çalışmalarında ve musiki meclislerinde birçok öğrenci yetiştirmiştir. Birçok Radyo ve Televizyon programına davet edilmiştir. Milli Folklor Araştırma Dairesi tarafından Urfa’dan derlenmiş türküler ve oyun havaları kitabındaki ezgilerde birinci kaynak kişi olarak faydalanılmıştır. 1960 yılında Prof. Dr. İlhan Başgöz kendisinden türkü ve uzun hava derlemiştir. Bu derlemeler Amerika’da İndiana Üniversitesi arşivine alınmıştır. Yüzlerce mahalli bant kayıtlarında sesiyle yer almıştır. Şanlıurfa adına yüzlerce türküyü TRT repertuvarına kazandırmıştır. El zanneder ben deliyem, Bahçıya kuzu girdi, Kalanın ardında ekerler küncü, Az kaldı bayram ola, Baği bağimca var mı, Çaya iner ağlarım. Çoban kızı, Görmeyince sabredemem bir saat, Bir taş attım çaya düştü, (Ya) Bülbül güle kon dikene konma kendisinden derlenen türkülerden birkaçıdır. Askerde iken “Asker oldum Bandırma’nın düzüne” isimli türküyü bestelemiştir.
Halk kültürüne katkılarından dolayı Kültür Bakanlığı tarafından ödüle layık görülmüştür. Belgesel filmi çekilmiş, Şanlıurfa’da bir okula ve bir parka “Tenekeci Mahmut Güzelgöz” ismi verilmiştir. 7 Mart 1988 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

YUSUF BİLGİN (1920-2009)
Gazelhan ve kaynak kişi
1920 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Halil, annesinin adı Zemzem’dir. Esas mesleği helvacılıktır. Mesleğini Urfa, Siverek, Elâzığ, İstanbul gibi pek çok ilde sürdürmüştür. Mukim Tahir, Tenekeci Mahmut, Hacı Nuri Hafız, Bekçi Bakır, Kıde Hafız, Ahmet Uzungöl, Dede Osman gibi dönemin pek çok meşhur müzik ustası ile fasıllara katılmıştır. Şanlıurfa makam geleneğini, usüleri bilen hafızasında yüzlerce şarkı, gazel, ilahi ve türkü bilen bir kaynak kişiydi. Aruz vezniyle yazdığı şiirleri de bulunur. 1996-2004 yılları arasında Araştırmacı Yazar Abuzer Akbıyık kendisinden derlemeler yaparak; gazel, ilahi, türküler kaydetmiştir. 2004 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Ahmet Çakır kendisinden derlemeler yapmıştır. Hayatı ve gazelleri kitap haline getirilip yayınlanmıştır. 2009 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MAHMUT KAYAR (Culha Mahmut Hafız) (1921 1995)
Gazelhan ve mevlithan
1921 yılında Urfa’da doğmuştur. Hafızlığını Kazınoğlu Kurra Mahmut Hafız’ın yanında tamamlamıştır. Mesleği Culhalık olduğundan “Culha Mahmut Hafız” olarak tanınır. Ulu Cami, Çarhoğlu ve Yenişehir camilerinde imam hatip olarak görev yapmıştır. Kuran-ı Kerim’i pek çok makamda ustalıkla okuduğundan, uzun yıllar Ramazan aylarında camilerde mukabele okumuştur. Tenekeci Mahmut, Halil Hafız, Ahmet Uzungöl, Saatçi Yusuf ve döneminin müzik ustaları ile fasıllarda gazel okumuştur. 1993 yılında Şanlıurfa televizyonunda Abuzer Akbıyık’ın hazırlayıp sunduğu “Gönül Telimizi Titretenler” televizyon programına katılarak hayat hikâyesini anlatıp gazellerden örnekler vermiştir. Makamları çok iyi bilen ve gazelleri ustalıklar okuyan Culha Mahmut Hafız’ın müzik meşklerinde kaydedilen pek çok mahalli bandı bulunmaktadır. 1995 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

ABDULLAH NAİL BAYŞU (1926-1983)
Bestekâr ve plak yapımcısı
1926 yılında Urfa’nın Birecik ilçesinde doğmuştur. Babasının adı Genç Osman, annesinin adı Saadettir. İlkokulu Birecik’te okumuştur. Babası Viranşehir, Suruç, Karkamış ilçelerinde görev yapan Orman Muhafaza Müdürüdür.
Küçük yaşlardan başlayarak müzikle iç içe büyümüş, devrin ustalarından etkilenmiş, 1955 yılında beste yapmaya başlamıştır. 1965 yılında “Bayşu Plak” şirketini kurmuş, bu arada film müzikleri yapmaya başlamıştır. 1960-1970 yılları arasında müzik dünyasında adından bahsedilen önemli bestekârlarımızdan biri olmuştur. Nail Bayşu, şairliği ile ün yapan birçok eserlerde ismi olan bir kişidir. Orhan Gencebay ile 1967-68 yıllarında birlikte müzik sektöründe çalışmalar yapmışlardır. Şarkı sözlerini Bayşu yazarken Gencebay’da müziklerini yapmıştır. “Hey Gidi Koca Dünya, Sevemedim Kara Gözlüm” gibi besteleri birlikte yapmışlardır. Besteleri çok sevilmiş; Zeki Müren, Nuri Sesigüzel, Yıldız Tezcan, Ahmet Sezgin, Eyüp Uyanıkoğlu, Osman Bayşu, Adnan Varveren gibi birçok sanatçı tarafından okunmuştur. Yâr ataşı ve Urfalı yâr sevilen eserlerindendir. Kendisinden derlenen “Atımı Bağladım İğde Dalına” türküsü TRT repertuarına alınmıştır. 1983 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

HALİL UZUNGÖL (Halil Hafız) (1928-1992)
Hafız, gazelhan ve mevlithan
1928 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası meşhur gazelhanlardan Bozan Emmi’dir. “Bozeyin oğlu Halil Hafız” olarak tanınır. Evli ve altı çocuk babasıdır. İlk hafızlık derslerini Kurra Mehmet Hafız’dan, makam derslerini de Hacı Nuri Hafız’dan almıştır. Şanlıurfa’da çeşitli camilerde müezzinlik ve imamlık yapmıştır. Şanlıurfa’nın son yıllarda yetiştirmiş olduğu en güzel ses ve en güzel tavıra sahip kişilerden biridir. Sesi çok temiz, parlak, etkileyici ve yüksektir. Usta bir mevlithan, gazelhan ve hoyrat okuyucusudur. Ramazan’da, bayramda ve yağmur dualarında okuduğu dualar dinleyenleri ağlatırdı. Farsça bilen Halil Hafız iyi bir edebiyatçı olup gazeller de yazmıştır. 1992 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MUSTAFA ATAÇ (Ali Çiné Mustafa) (1928-1985)
Bestekâr, koro şefi, saz sanatçısı
1928 yılında Urfa’da doğmuştur. Müzikle iç içe olan bir aileden gelmektedir. Kaval, cümbüş ve darbuka çalmayı bilen biri olup devrin birçok ustasından yararlanmıştır. 1943 yılında Ankara Radyoevi’ne giden Urfa Halkevi saz heyetine ve 1946 yılında yurt gezisine çıkan 18 kişilik müzik heyeti ekibine müzik şefi olarak katılmıştır. Urfa türkülerinin tanınmasında önemli katkıları olmuştur. Önemli bir kaynak kişi ve bestekârdır. Eserleri radyo ve televizyonlarda okunmaktadır. Mahur makamındaki “Urfamızın dört etrafı bahçalar” ve “Ah bu dere yonca (Alim)” besteleri başta olmak üzere çok sayıda klasik türküyü Urfa repertuvarına kazandırmıştır.

BEDİH YOLUK (Kazancı Bedih) (1929-2004)
Gazelhan, ses ve saz sanatçısı.
1929 yılında Urfa’da doğmuştur. Ailenin tek çocuğudur. Şatıroğullarından Adile Hanım’la evlenmiş olup 7 çocuğu vardır. Küçükken babasının yanında bir süre culhacılık yaptıktan sonra, kazancılık yapmaya başladığından “Kazancı Bedih” lakabıyla tanınmıştır. Gazel okumadaki ustalığı nedeniyle halk arasında kendisine “Pir” denilmektedir. Askerden geldikten sonra belediyede çalışmış, 1986 yılında emekli olmuştur. Küçükken babası tarafından birer “halk konservatuarı” olan Sıra gecelerine götürülmüş, ilk müzik bilgilerini sıra gecelerinde almıştır. Müzikte ustası Tenekeci Mahmut Güzelgöz’dür. Ud ve cümbüş çalmasını Necim Şıh’dan öğrenmiş; dönemin müzik ustaları Damburacı Derviş, Nacar Celal ve Hacı Nuri Hafız’dan da istifade etmiştir. Fuzûli, Kuddûsi, Nâbi, Abdi, Fürugi, Lütfi ve Yaşar Nezihe gibi divan şairlerinin gazellerini kendine has bir tavırla okumuştur. Gazellerin yanında şarkı, türkü ve hoyratlar da seslendirmiştir. Urfa’da yüzlerce mahalli bantta gazel, maya ve türkü okumuş, Türkiye çapında pek çok kaset, CD ve VCD kayıtları olmuştur. İbo Show başta olmak üzere birçok televizyon programı ile festival, konser ve sıra gecesi adıyla düzenlenen müzik programlarına katılmıştır. İbrahim Tatlıses’in “Günah”, Şener Şen’in “Züğürt Ağa” ve “Eşkıya” filmleriyle İbrahim Tatlıses’in “Fırat”, Şener Şen ve Türkan Şoray’ın oynadıkları “İkinci Bahar” adlı televizyon dizilerinde icracı olarak rol almıştır. 2004 yılında, evinde katalitik sobadan zehirlenerek eşi ile birlikte vefat etmiştir.

MEHMET ATAÇ (Ali Çiné Mehmet) (1929-1994)
Udi ve bestekâr
1929 yılında Urfa’nın Tuzeken Mahallesi’nde doğmuştur. Nüfusa 1931 olarak kayıtlıdır. Babasının ismi Reşit, annesinin ismi Hatice’dir. 2 yaşındayken babasını kaybetmiştir. Evli ve dört çocuğu vardır. İlkokula Urfa’da başlayıp İstanbul’da bitirmiştir. Urfa’ya dönünce kunduracılık yapmış, bir süre şoförlük de yapmıştır. Daha sonra Şanlıurfa’da Kapaklı Pasajı’nda “Urfa Bant Evi” isminde ses kasetleri dükkânı açıp mahalli kasetler satmıştır. Müzik hayatında müzisyen abisi Mustafa Ataç’tan çok istifade etmiş, Urfa Halk Evi’ndeki müzik çalışmalarına katılmıştır. Cümbüş ve ud çalan Mehmet Ataç’ın ustası Mukim Tahir’dir. Urfa’nın yetiştirdiği önemli bestekârlardan olup yaklaşık kırk eseri vardır. Eserleri sanat müziği, halk müziği, fantezi, arabesk türündendir. Yaptığı eserler Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar, Zeki Müren gibi birçok ünlü sanatçı tarafından kasetlere ve plaklara okunmuştur. Mehmet Ataç’ın besteleri ses sanatçısı Halil Altıngöz tarafından derlenip notaya alınmıştır. Derbederim yoktur yuvam, Bilmem feleğin kastı ne, Ömrüm bin yılda olsa, Felek hançerini almış eline, Ta ezelden yüzüm gülmez, Yedi yıldır peşindeyim, Dilden dile geziyor, Yine aldı gam beni, İçimde var gizli yara, Bir sınıfta okurken, Mektubu gelmez yârin, Felek bana bilmem neden küskün, Vallahi tövbe, Nerden çıktın sen karşıma, Sana beni sev mi dedim sevilen eserlerindendir. 1994 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

AHMET UZUNGÖL (1930-1992)
Gazelhan ve kaynak kişi
1930 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Bozan, annesinin adı Emine’dir. Evli ve altı çocuk babasıdır. Bozeyin Oğlu olarak tanınır ve ünlü Halil Hafız’ın kardeşidir. Müzik merakı, küçük yaşlarında başlamış ve meşhur ustaları dinleyerek makamları öğrenmiştir. Daha sonra Urfa’nın ünlü müzik ustalarıyla fasıllara katılarak okuduğu gazel ve hoyratlarla Urfalıların gönlünde taht kurmuştur. Çevresinde ve müzik camiasında “Ahmet Abe” olarak tanınmıştır.
Birçok mahalli kasette okuduğu gazellerle dinleyenlerin çok beğenisini kazanmıştır. Ortaokul diplomasını aldığında arkadaşlarıyla birlikte yaptığı “Diplomalı Bant” olarak bilinen müzik faslındaki gazel okuyuşu çok kişi tarafından örnek alınmıştır. Gazel ile birlikte Şanlıurfa’da “çifte” denen ilâhileri de çok güzel okuduğundan bu konuda yapılan derlemelerde kaynak kişi olarak kendisinden faydalanılmıştır. Ahmet Uzungöl’den derlenerek TRT repertuarına alınan ilahiler şunlardır: Arzuhal İçin Sultana Geldim, Aşkınla Bu Uşşakı Viraneye Dönderdin, Ben Bir Yakup İdim Kendi Halımda, Mecnun İsen Ey Dil Sana Leyla Mı Bulunmaz, Ey Dide Nedir Uyku, Gel Uyan Gecelerde, Ey Rahmeti Bol Padişah, Mevla’m Der ki Doğruca Gel. Memur olarak çalıştığı Şanlıurfa Milli Eğitim Müdürlüğü’nden emekli olmuştur. 1 Ocak 1992 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

BEDİR ÇAĞLAYAN (1930-1995)
Bestekâr, kaynak kişi ve plak yapımcısı
1930 yılında Urfa’da doğmuştur. Aziz Çekirge, Bedirhan Kırmızı, Hüseyin Bükücü, Müslüm Kırmızı ile Urfa’da musiki meclislerde bulunmuştur. 1958 yılında Urfa’dan İstanbul’a yerleşerek uzun yıllar lokantacılık yapmıştır. İstanbul’da kurduğu “Urfa’nın Sesi” plak şirketinde pek çok kişiye plak yaparak şöhret kapılarını açmıştır. 1960-1970 yıllarında müzik dünyasında adından çok bahsedilen bir bestekâr olarak halk müziği formunda 150’nin üzerinde eseri vardır. Dolana Ay Dolana” türküsü TRT repertuarına alınmıştır. Sıladan Ayrıldım Acı, Ağlayan Gözlerim, Düştüm Senin Aşkına, Şu Urfa’nın Yolları, Urfalıyam Dediler, Yarı Görmeye Geldim meşhur olan eserlerinden birkaçıdır. Bedia Akartürk, Ahmet Sezgin, Nuri Sesigüzel, Yıldız Tezcan, Muzaffer Akgün eserlerini okuyan sanatçılardandır. 1995 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

AZİZ ÇEKİRGE (1932-1992)
Bağlama sanatçısı ve yapımcısı ve kaynak kişi
1932 yılında Şanlıurfa’da doğmuştur. Babasının ismi Yahya’dır. Evli ve beş çocuk babasıdır. Urfa’nın en meşhur saz yapım ustalarından biridir. Yurt dışından sipariş aldığı olmuştur. 1948’den itibaren Urfa Musiki Cemiyeti’nde ve müzik meşklerinde bağlama çalmıştır. Bağlamasıyla birçok ünlü sanatçıya eşlik etmiş, Urfa mızrabını ve tavrını en iyi şekilde icra eden ustalardan biri olarak tanınmıştır. Bağlama ile yaptığı açışlar beğenilmiş ve sanat çevrelerinde takdir kazanmıştır. Müziğe gönül vermiş birçok öğrencinin yanı sıra oğulları Akif ve Yahya ile Urfalı ünlü bağlama sanatçısı Mehmet Nacak onun yanında yetişmiş bağlama sanatçılardır. Birçok ilde düzenlenen Urfa konserlerinde ve çeşitli radyo programlarında yer bağlamasıyla almıştır. “Evlerinde Var Badiya” türküsü kendisinden derlenerek TRT repertuarına alınmıştır. “Akif Beni Çaydan Geçir, “Aysel Kız, Bahçemizde Gül Yok Bülbül Ne Arar, Sürme Beni” türküleri derleme ve beste çalışmalarındandır. 1992 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

BEDİRHAN KIRMIZI (1933-2025)
Ses Sanatçısı, Gazelhan, Bestekâr ve Kaynak Kişi
1933 yılında Şanlıurfa’da doğmuştur. Babasının adı Mehmet, annesinin adı Fatma’dır. Evli olup Mehmet Emin ve Özlem adında iki çocuk babasıdır. Esas mesleği kunduracılıktır. Küçük yaşlarda musiki ile iç içe olmuş, ilk musiki derslerini dayısı Hafız Osman Çavuş (Osman Yavuz)’tan almıştır. Şanlıurfa musiki meclislerinde eski ustaların arasında yetişmiştir. Abdülkadir Güzel, (Nacar Kadir), Mehmet Ataç, Aziz Çekirge, Habip Öcal, Kurrik Mehmet Gençkol ve Hafız Halil Uzungöl’ün takımıyla (grubuyla) beraber sıra gezmiş musiki meşklerinde gazel, hoyrat ve ilahiler okumuştur. 1956 yılında İstanbul’a giderek kunduracılık yapmıştır. 1956-1964 yılları arasında Sahibinin Sesi ve Odeon Plak şirketlerine birkaç plak yapmıştır. Ben Bir Altın Fenerim, Bülbülün Giydiği Kara, Gel Bana Güzelim plağa okuduğu eserlerdendir. Musiki çalışmalarını devam ettirirken beste yapmaya başlamış ve zamanın meşhur okuyucuları eserlerini okumaya başlamıştır. Turnamın Kanadı, Gurbet Ellerinde Gezer Ağlarım, Gül Yüzün Dönme Benden, Urfalıyam Gül Nedim, Yollarına Baktım Ağladım eserlerinden bazılarıdır. İstanbul’da 50 yıl kaldıktan sonra 2006 yılında Urfa’ya dönmüştür. 3 Ocak 2025 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

AHMET CANKAT (1934-2004)
Ses sanatçısı ve bestekâr
1934 yılında Şanlıurfa’da doğmuştur. Meşhur Türk Halk Müziği sanatçısı ve bestekârı Cemil Cankat’ın oğludur. Uzun yıllar şoförlük yapmış, Şanlıurfa Et Balık Kurumu’nda çalışmıştır. Çocuk yaştan itibaren müzikle iç içe yaşamış; Kemani Haydar Tatlıyay, Haydar Telhüner, Hasan Dıramalı ve babası Cemil Cankat’tan dersler almıştır. Şarkı, türkü, hoyrat ve gazelleri kendine has bir tavırla okuyan, sesi çok parlak, kıvrak ve tesirli olup kendine has gırtlak nağmeleri olan biridir. Ud ve cümbüş çalan Ahmet Cankat’ın sesinin güzelliği plak yapımcıların dikkatini çekmiş ve 1958 yılında “Seni Sevdim Pek Çok Sevdim” adlı ilk taş plağını yapmıştır. 1960’lı yıllarda Türkiye’de tanınan seslerden biri olmuştur. Sanatını gönüllü icra ederek Şanlıurfa’yı tanıtan birçok TRT programına katılmış; halk müziği, sanat müziği, gazel ve fantezi parçalar okumuştur. Grafson, Edifon, Şençalar, Pathe, Coşkun, Urfa’nın Sesi Plak şirketlerine 30’un üzerinde taş plak, 45’lik plak ve longplay ile Elâzığ ve İstanbul’da birçok kaset yapmıştır. Şanlıurfa’da iken Kazancı Bedih, Mehmet Ataç, Fazlı Öztop, Mehmet Nacak gibi ustalarla birçok mahalli kaset yapmıştır. Ver Benim Ver Benim Gonca Gülümü‚ Kalbimin Anahtarı‚ Aşka Nasıl Erdim‚ Bahar Oldu Açtı Güller‚ Uçun Kuşlar Uçun Artık İnin Bağlara‚ Gel Bana Gel Güzelim, eserlerindendir. Oğlu Faruk Cankat da ses sanatçısıdır. 1988 yılında Et Balık Kurumu’ndan emekli olmuştur. 28 Eylül 2004 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

DOĞAN GÜLLÜOĞLU (1934-2011)
Udi, ses sanatçısı ve bestekâr
1934 yılında Urfa’da doğmuştur. İlk, orta ve lise tahsilini Urfa’da tamamlamıştır. İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun olup Urfa’da uzun yıllar avukatlık yapmıştır. Ud, cümbüş ve bağlama çalan nota bilen, sanat müziğinde repertuarı çok geniş olan, saz eserleri ve şarkıları en güzel şekilde icra eden biridir. Hocaları Doktor Nevzat Atlığ, Süheylan Altmışdört, Feriha Tunceli, Kemal Gürses ve Necati Tosyay’dır. İstanbul’un en büyük gazinolarında Zeki Müren, Behiye Aksoy, Gönül Yazar, Gönül Akkor, Orhan Şener, Eyüp Uyanıkoğlu gibi şöhretlere sahne çalışmalarında ve plak kayıtlarında uduyla eşlik etmiştir. 60 civarında şarkı ve türkü bestelemiştir. 45’lik bir plak yapmıştır. “Ahu gözlüm yine senden ayrıyam” en sevilen eserlerinden birdir. Sabiha, Kara gözlüm efkârlıyam, Gönül sevdi seni yıldan evvelden, Yine bugün dertliyim, Yine başı karlı dağlar, Bilmem ki sen ne belasın, Sen gideli peşinden ağladım, Yıllar geçti hasretim, Urfa deyin bu ellere, Ben de seni melek sandım, eserlerinden birkaçıdır. 2011 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

CAHİT OTOLOĞ (1934-1975)
Müzik öğretmeni, kemani
Urfa’nın Birecik ilçesinde 20 Haziran 1934 tarihinde doğmuştur. Babası Şam’da eğitim almış Cemil Efendi, annesi Remziye Hanım’dır. Evli, 2 kız, 1 erkek çocuk babasıdır. Kızı Resule Hanım TRT TSM sanatçısıdır. Cahit Otoloğ, güzel piyano çalan babasından etkilenerek küçük yaşlarda müziğe ilgi duymuştur. İlk ve orta okulu Birecik’te okuduğu yıllarda Ermeni bir müzisyenden keman ve müzik dersleri almıştır. 1950’li yılların başında Urfa Lisesi’nde okurken sınıf arkadaşları Ahmet Güllü ve Semih Ulakoğlu ile okuldaki müzik çalışmalarına katılmış, Urfa Musiki Cemiyeti çalışmalarına devam etmiş, dönemin Urfalı müzisyenleri ile meşklerde kemanıyla yer almıştır. Ankara Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümü son sınıf öğrencisiyken, müziğe olan eğilimi neticesinde üniversiteden ayrılıp Birecik’e geri dönerek Halk Eğitim Merkezi’nde musiki kursları, keman kursları, bağlama kursları, koro çalışmaları ile musiki bilgisini gençlere aktarmaya çalışmıştır. Ayrıca gönüllü olarak 1970-75 arası Birecik’ten Urfa’ya haftada iki gün giderek Cevdet İşçi’nin başkanlığını yaptığı Urfa Musiki Cemiyeti’nde; müzik bilgisi, keman dersleri ve koro çalışmalarının yanı sıra ses icrası dersleri de vermiştir. Keman, ud, bağlama çalmasını bilen müzisyen bir ailenin ferdi olarak Urfa’da ve komşu il ve ilçelerde konserlere iştirak etmiş, Urfa’da dönemin usta sesleri ile bir araya gelerek meşklere ve ses kayıtlarına katılmıştır. Gençlerle çalışmalarının yanı sıra dönemin Urfalı müzik ustaları Tenekeci Mahmut Güzelgöz, Ahmet Uzungöl, Hafız Halil Uzungöl, Çulha Mahmut Hafız, Dellek Mahmut Akagün, İbrahim Özkan ile beraber meşklerde bulunmuştur. Metin Özden, Yaşar Özden, Cevdet İşçi, Mercan Özkan ve Mehmet Bitmez gibi sanatçıların öğrencilik yıllarında müzik programları ve konserlerde birlikte müzik icra etmiştir. Tamburi Cemil Bey geleneğini sürdüren kemanilerden biri olup, Nubar Tekyay ekolünü günümüze taşıyan önemli bir üstattır. Batı müziğini, Halk Müziğini ve Klasik Türk Müziğini çok iyi bilen; kendisine has üslubu olan, çalma tekniği ve tavrı ile taksimlerde, Barak havalarında, yöresel gazel ve hoyrat açışlarında eşsiz icraları ile Kemani Cahit Bey, Urfalıların takdirini kazanmıştır. Ayrıca Klasik Türk Musikisinde TRT sanatçısı Nizipli Tamburi Nejdet Yaşar, Ata Gündüz Kutbay, Niyazi Sayın ile arkadaşlığı olmuş ve beraber müzik icra etmiştir. Diyarbakır Radyosu ile İstanbul, Ankara’da çok sayıda programa katılmıştır. Birecik sınırlarını aşmayı başarmış müstesna bir kemanidir. Urfa, Birecik ve en son Bergama’da müzik öğretmenliği yapmıştır. 14 Şubat 1975 tarihinde genç yaşta Birecik’te kalp krizinden vefat etmiştir (K.K.4).

AHMET ALAYBEYİ (1935-2012)
1935 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının ismi Celal, annesinin ismi Hayriye’dir. Babası ve ağabeyi müziğe meraklı olduğundan kendisi de ailesinde müzik ortamında yetişmiştir. Gençlik yıllarında Tenekeci Mahmut’tan istifade ederek müzik bilgisini ilerletmiş, Urfa’da çeşitli dönemlerde kurulan üç musiki cemiyetinde çeşitli çalışmalarda bulunup talebe yetiştirmiştir. Urfa’ya has bir tavırda bağlama çalan biri olup Türk müziği makamlarını ve Urfa makam geleneğini çok iyi bilen biridir. Derlediği türküler TRT repertuarına alınmıştır. 1976 yılında MİFAD’ın Şanlıurfa’da yaptığı ve 340 adet türkü ile uzun havanın derlendiği çalışmada kaynak kişi olarak, diğer kaynak kişilerle birlikte kendisinden de istifade edilmiştir. 1982 yılında Şanlıurfa Bölge Toprak ve Su Araştırma Enstitüsü’ndeki muhasebeci görevinden emekli olmuştur. 3 Aralık 2012 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

FEVZİ ATLIOĞLU (1935-2011)
Bağlama sanatçısı, şair, bestekar ve müzik direktörü
1936 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası Eyüp Sabri Bey, annesi Zübeyde Hanım’dır. Yurdanur Hanım’la evli olup Füsun ve Sema isminde iki kızı vardır. Kızları Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Çok Sesli Korosu sanatçılarıdır.
İlk ve ortaokuldan sonra Urfa Sanat Okulu’ndan 1957 yılında mezun olmuştur. Urfalı sanatçı Eyüp Uyanıkoğlu ile Sanat Okulu’nda aynı sınıfta okumuştur. Gerek bulunduğu çevrenin devamlı müzikle meşgul olması, gerekse dayısının bağlama çalmasının etkisinde kalıp on yaşındayken bağlama çalarak müziğe başlamış, yıllar ilerledikçe Türk sanat müziğine olan merakı artmış ve tambur öğrenmeye başlamıştır. Urfa Ortaokulu’nda okurken (Pertevniyal Lisesi marşının güfte yazarı ve bestecisi) müzik hocası Merzuka Tünaydın’ın katkılarıyla nota öğrenmiştir. Günlerinin büyük bir kısmını çalgı aleti öğrenmeyle geçirerek bağlama, tambur, ud, cümbüş, kaval ve ritim gibi sazları çalmayı öğrenmiştir.
1945 ile 1951 arasında Urfa Halkevi’nde musiki çalışmalarına katılmış, 1951-1960 yılları arasında Urfa Musiki Cemiyeti’ne devam etmiş, ünlü okuyuculardan asırlık Urfa türkülerini ve hoyratlarını öğrenmiştir. Lise yıllarında kendisi bağlamasıyla, Aziz Çekirge (bağlama), Tertipli Mustafa (bağlama), Reşit Doğan (ritm), Kamberiyeli Mıste (bağlama), Abdülkerim Ayaz, Esat Dağyutan, Remzi Çelikkol ile gezdikleri sıra gecelerinde musiki meşkleri yapmışlardır.
1960 yılında bir süre Erzurum Radyosu’na girip çalıştıktan sonra 1960’lı yıllarda Ankara’ya yerleşmiş, Arif Sami Toker Hoca’dan dersler almıştır. Uzun yıllar Millî Eğitim Bakanlığı’nda çalışırken ve emekli iken Ankara’da müzik çalışmalarına devam etmiş, ses kayıt stüdyosu ve müzik dersleri verdiği bir yer açmıştır. Birçok sanatçının plak ve radyo bantlarına sazıyla eşlik etmiştir. Birçok radyo sanatçısına stüdyosunda yayın bantları kaydetmiş, 1975-1995 arasında müzik dershanesinde çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Kent Plak Şirketi’nin müzik direktörlüğünü Ankara’da uzun yıllar sürdürmüştür. Bestelerinin güftelerini de kendisi yazmıştır. “Hazan Mevsimi, Kalbimde Bin Yara, Bir Gül Misali Ömür Gelip Geçiyor, Kalbim Senin Aşkınla Bunca Yaşadı Bak şarkıları ile Bu Kara Kaderime Hep Sen Sebepsin Felek, Durnam Öter Zarı Zarı, Sevda Başta Esen Bir Seher Yelidir, Kader Kara Yazı Kara, Ömrümce Bir Yaz Görmedim, Kalbimi Sana Vermiştim” eserlerindendir. Besteleri birçok sanatçı tarafından plak ve kasetlere okunmuştur. 26 Mayıs 2011 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir.

HALİL DAMDAM (1936-2001)
Şair ve bestekâr.
1937 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Mehmet Şükrü, Annesinin Adı Behiye’dir. Uzun yıllar Et Balık Kurumu’nda çalışmıştır. Bağlama çalan aynı zamanda halk türküleri bestekârı olan sanatçının eserleri, dönemin birçok profesyonel ve amatör sanatçısı tarafından seslendirilmiştir. Eserleri, Urfa konulu birçok filmde seslendirilmiştir. Güftelerinde sevda ve özlem temaları işlemiştir. İndim Gönül Bağına Kız Ben Garibem, Kara Kız‚ Aşık Oldum Ben Bir Güle, Di Gel Di Gel Ağlatma Beni‚ Gel Gönül Uslan Gönül, Keman Ağlar gibi birçok eseri İbrahim Tatlıses başta olmak üzere birçok sanatçı tarafından plağa okunmuştur. 2001 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

ABDULLAH BALAK (1938-2017)
Eğitimci, bestekâr, kaynak kişi
1938 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası Osman Vehbi Efendi’dir. İlk orta ve lise öğrenimini Şanlıurfa’da, yüksekokulu 1968 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde tamamlamıştır. Üniversite yıllarında, musiki topluluklarında yer almış, 11 Nisan Urfa kurtuluş gecelerinde Ankara Radyosu’nda arkadaşlarıyla müzik programları yapmıştır. Ankara’da kurdukları Urfa Kültür Derneği’nde koro kurarak çalıştırıp yönetmiştir. Daha sonra çeşitli okullarda Matematik öğretmenliği yapmış, Urfa Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevinde bulunmuştur. 1994 yılında Harran Üniversitesi Müzik Bölümü’nde öğretim görevlisi olmuştur. Pek çok öğrenci yetiştirmiş ve 1999 yılında emekli olmuştur. Urfa’nın müzik ustaları ile yakın dostlukları olmuş ve onlardan yararlanmıştır. Bağlama çalma ve hoyrat okumanın yanı sıra Urfa halk oyunlarının derlenip düzenlenmesi ve öğretimi konusunda çalışmaları olmuştur. Eserlerinin güftelerinde zaman zaman “Balak” mahlasını kullanmıştır. Yüzden fazla bestesi vardır. Felek Sen Ne Feleksen‚ Dağıdır Yar Dağıdır‚ Kardaş Dala Konaram, Seherden Uyanasan, Yarımın Adı Yaşar, Urfa’nın Altı Bağlar‚ Fadile ünlü türkülerindendir. 25 Mayıs 2017 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

EYÜP UYANIKOĞLU (1938-2004)
Türk sanat müziği ses sanatçısı ve bestekâr
1938 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası Mehmet Nuri Bey, annesi Fatma Hanım’dır. İlk ve orta tahsilini Urfa’da yaptıktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşip Sultan Ahmet Sanat Enstitüsü’nü bitirmiştir.
1959 yılında bir gazetenin açtığı ses yarışmasında birinci olup ses kralı seçilince musiki alemine ilk adımını atmıştır. Columbia Plak Şirketi’nin teklifi üzerine o yıl ilk plağını yapmış, 1960 yılında İstanbul Radyosu’na amatör olarak girip, bir taraftan da İstanbul Türk Musikisi Konservatuarı’na devam etmiştir. 1962 yılında yedek subay öğretmen olarak vatani vazifesini yaparken bir taraftan da musiki çalışmalarında bulunmuştur. Askerlik görevinden sonra İstanbul Radyosu’nda açılan sınavı derece ile kazanıp radyoda uzun yıllar solo programlar yapmıştır. Televizyon ve gazinolarda beğenilen programlar yapmış, Sezer Sezin’le birlikte “Turist Zehra” adlı filmde başrol oynamış, ayrıca birçok filmin dublajında şarkı okumuştur. Sesinin güzelliğinin yanı sıra ut da çalan sanatçının 20’den fazla bestesi bulunmaktadır. Peteksiz bal olur mu? (Bir beyaz gülüm vardı), şarkısı en tanınmış eseridir. 2004 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

NURİ SESİGÜZEL (KAÇTAŞ) (1938-2023)
Türk Halk müziği ses sanatçısı ve aktör
1938 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğmuştur. Babası Mehmet Bey Bezki aşiretinden olup Halfeti Karamezra (Karaotlak) Köyü’ndendir. Annesi Nazey Hanım Divriği Köyü’nden Ketik aşiretindendir. Babasını 12 yaşında kaybetmiş, ilk ve orta okul tahsilini Birecik’te tamamlamıştır. 13-14 yaşlarında çok sevdiği halk müziğine gönül verip bağlama çalmaya başlamıştır. Askerliğini Denizli’de yaptıktan sonra memleketi Birecik’e dönmüş, 1960 yılında İstanbul’a gitmiştir. 1961 yılında İstanbul Radyosu’nda yapılan sınavları geçerek radyo sanatçısı olmuştur. Radyoda kendi derlediği ilk türküsünü okurken ona sazıyla Nida Tüfekçi eşlik etmiştir. Müzik dünyasına girince Kaçtaş olan soyadını Sesigüzel olarak değiştiren sanatçı “Kore Dağlarında Kar Bölük Bölük” adlı ilk 45’lik plağını 1961’de “Grafson” şirketine yapmıştır. 1962 yılında Ankara Radyosu’nun açmış olduğu sınavı kazandıktan sonra Muzaffer Sarısözen’in korosunda çalışmaya başlamıştır. Ankara’ya yerleşince İstanbul’dan Aysel Hanım ile evlenmiş, üç kız, bir erkek evlatları olmuştur. 1963 yılı sonunda tekrar İstanbul’a yerleşince radyodan ayrılıp sahnelerde yer almaya başlamıştır. 300’den fazla plağı olan Sesigüzel’in birçok plağı satış rekoru kırmıştır. Sarı Sabahlık, Ağlayan Gözlerim, Saç Beyaz Oldu türküleri ile altın plak kazanmıştır. Türkiye’yi ve Avrupa’yı kapsayan halk konserleri vermiştir. 1963 yılından sonra Aysel Tanju ile “Kara Yılan” (1963), Muhterem Nur ile “Fabrikanın Gülü” (1964) filmleri ile başlayıp Bir Yiğit Gurbete Gitse, Bahtı Kara Yârim, Başa Gelen Çekilir, Züleyha, Kaderin Oyunu, Ham Meyva, Günahımı Çekeceksin, Garipler Sokağı, Kara Yılan, Abdo Bey, Mezarımı Taştan Oyun, Burçak Tarlası gibi pek çok filde rol almıştır. 1995’ten sonra televizyonda “Sıra Gecesi” isimli program hazırlayıp sunmuştur. 1990 yılından sonra Çatalca’daki çiftliğinde tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başlamıştır. 20 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.

MEHMET AKİF BAYBOSTANCI (1940-2011)
Gazelhan ve keman sanatçısı
1940 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Ahmet, annesinin adı Fatma’dır. Evli, 4 Erkek, 6 kız babasıdır. 1957 yılında Urfa Sanat Okulu’ndan mezun olmuştur. 1962 yılında öğretmen olarak göreve başlamıştır. Öğretmenlik yıllarında Urfa müziği ile iç içe olmuş, cümbüş ve keman enstrümanlarını en güzel şekilde icra etmeyi öğrenmiştir. Uzunca bir süre Halil Uzungöl (Halil Hafız) Ahmet Uzungöl, İbrahim Karataş (Şıh İbrahim), Şevki Altıngöz (Şevki Hafız) ve Osman Aydın (Dede Osman) ile birlikte mevlid icra etmişlerdir. Gazelhan ve ilahi okuyucusu olarak da bilinir. 36 adet mahalli bant kaydında gazel ve ilahi okumuştur. 1994 yılında öğretmenlik mesleğinden emekliye ayrılmıştır. 2011 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

KADİR SEMA (KEDDARE) (1941-1977)
Halk müziği ses sanatçısı
1941 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Emine’dir. Müziğe küçük yaşlarında başlamış, gençliğinde sıra ve asbap gecelerinde kendine has yorumuyla okuduğu türkü ve uzun havalar çok sevilmiştir. Beş plak ve birçok mahalli kaset yapmıştır. Çok Bekledim, Mecnunum Ben Mekânım Oldu Dağlar, Ayrılık Uzun Bitmez, Aşk Kalbimde Yer Almış, Ahu Gözlüm, Şeker Ezdim Dilde Ben plağa okuduğu eserlerdir. Mahalli kasetlerinde Urfa halk müziğinin güzel örnekleri yanında Arapça parçalar da okumuştur. 1977 yılında Urfa’da genç yaşta vefat etmiştir.

MEHMET ALTINGÖZ (ŞEVKİ HAFIZ) (1941 2018)
Hafız, gazelhan ve mevlithan
1941 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının ismi İzzettin, annesinin ismi Emine’dir. Zeliha Hanım’la evli olup 7 erkek, 2 kız çocuğu vardır. İlkokul mezunudur. Şanlıurfa’nın tanınmış hafızlarından olup halk arasında “Şevki Hâfız” olarak bilinir. Kur’ân-ı Kerim’i Hızanoğlu Câmii İmamı Bahaeddin Güneri hocadan öğrenmiş, Kurra Muhammed Hâfız’ın (Muhammed Akkafa) yanında hıfzını tamamlayıp 11-12 yaşlarında hâfız olmuştur. Hafızlığın yanında hocalarından hesap, mantık, matematik, astronomi gibi dersler de almıştır. Farsçayı Dede Osman’dan, Arapça derslerini ise Zeki Hafız Dayı’dan almıştır. 1982 yılına kadar kazazlık (ipek işlemeciliği) mesleğini yürütürken bir taraftan da Dede Osman, Şıh İbrahim, Ahmet Uzungöl, Halil Hafız Uzungöl, Akif Hoca Baybostancı ve Saatçi Yusuf Özer ile birçok mevlid ve musiki meşklerinde bulunmuştur. Davudi ve güzel bir sese sahip olan Şevki Hafız, uzun süre mevlidhânlık ve zâkirlik yapmıştır. Halil Hafız, Mehmet Dönmez Hafız, Ahmet Uzungöl, Akif Hoca, Şıh İbrahim, Yaşar Hâfız gibi Urfa’nın önemli mûsikîşinas ve hâfızlarından oluşan arkadaşlarıyla gezdiği sıra gecelerindeki meşklerde çifte ve gazeller okumuştur. Ramazan aylarında (ücret kabul etmeden) çeşitli camilerde okuduğu mukabele sonunda hatim duasını makamlı okuyan, Şanlıurfa geleneksel müziğini ve makam seyri geleneğini çok iyi bilen Şevki Hafız’ın Urfa müzik meclislerinde kaydedilen pek çok mahalli bantta sesi vardır. Okuduğu ilahiler “Urfa Tasavvuf Müziğinden Seçkiler” adlı CD olarak Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce yayınlanmıştır. Kazazlıktan sonra, kuyumculuk ve manifaturacılık yapmıştır. 15 Nisan 2018 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MAHMUT COŞKUNSES (1942-2001)
Halk müziği ses sanatçısı
1942 yılında Urfa’da doğmuştur. Şıh Müslüm Tekke’nin oğludur. İlkokulu bitirmiş ve musikiye 10-12 yaşlarında başlamıştır. Gençliğinde Adana ve Ankara’da birçok gazinoda çalışmıştır. 1962 yılında İstanbul’a yerleşince “Kars’ın Ceylanı” ilk plağını yapmış, daha sonra 200 civarında plak ve 30’a yakın kaset yapmıştır. Plaklarının çok beğenilmesiyle “Eşitmez” olan soyadını “Coşkunses” olarak değiştirip profesyonel müzik hayatına yurtiçi ve yurtdışında birçok konserle devam etmiştir. Beste ve derleme çalışmaları da bulunmaktadır. En çok bilinen derlemesi “Cumbullu” türküsüdür. Bu Dünyada Sensiz Artar Elemim, Elele Tutuşup Gezindiğim Anı, Çağırın Anam Gelsin, Suriye’den Çıktım da diğer meşhur türküleridir. Meltem TV’de dört yıl boyunca yaptığı “Eyvan” isimli müzik programı büyük teveccüh görmüş, Türk Halk Müziği’nin en nadide eserlerini icra ederek izleyicilerin programa ilgisini sağlamıştır. Çevresinde mütevaziliği, vefası, babacan tavrı ve ilim sahibi insanlara gösterdiği saygısı ile herkesçe sevilen biri olmuştur. Beş çocuk babası olan Coşkunses, 29 Temmuz 2001 tarihinde İzmir’de vefat etmiş, İzmir Altındağ Aile Kabristanlığına defnedilmiştir.

MUSTAFA SAVAŞ (1942-2020)
Ses ve saz sanatçısı, kaynak kişi
1942 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı H. Ali, annesinin adı Emine’dir. İlk ve ortaokuldan sonra Urfa Erkek Sanat Okulu’nu bitirmiştir. Evli, üç kız, bir erkek evlat babasıdır. Babasının müziğe olan ilgisinden dolayı müziğe başlamış, 1960’lı yıllarda Urfalı Circi Gümüşkalem’den keman, Kanuni Eyyüp Ereli (Kanunî Ayıbo)’den kanun, arkadaşı Sakallı İbrahim’den bağlamayı öğrenmiştir. Urfa’da birçok ustayla musiki meşklerinde bulunan, Urfa’ya has mızrabıyla bağlamayı en iyi çalan ustalardan biridir. Sesi gür, davudi ve etkileyici olup Urfa hoyratlarını iyi icra eden bir ustadır. Birçok mahalli bantta sesi ve sazıyla yer almıştır. Yerel ve ulusal yayın yapan radyo ve televizyonlarda birçok müzik programına katılmıştır. Türkü, hoyrat derlemeleri ve beste çalışmaları vardır. Cabur Dağdan Kuş Geliyor, Karaköprü Narlıktır, Yaylalar İçinde Erzurum Yayla bunlardan birkaçıdır. Oğlu Mehmet Ali Savaş da babasının yolunda ilerleyerek müzikle ilgilenmekte ve Şanlıurfa’da müzik öğretmenliği yapmaktadır. Mustafa Savaş 13 Kasım 2020 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

SEYFETTİN SUCU (1942-1987)
Halk müziği ses sanatçısı, bestekâr
1942 yılında Urfa’da doğmuştur. Küçük yaşlarda müzikle ilgilenmeye başlamıştır. Esas mesleği dokumacılıktır (Culhalık). Sesi tesirli ve yanık olup müzik camiasında “Şark Bülbülü” diye anılır. 70’e yakın plağı, birçok kaseti vardır. 1967’de yaptığı ilk plağı “Bu handan/Kervan işler bu handan” hoyratı çok beğenilmiştir. Urfa’nın kurtuluş günlerinde radyo ve televizyon programları ile konserlerde Urfa türküleri seslendirmiştir. Yurt içi ve yurt dışındaki konserlerinde güçlü sesiyle Şanlıurfa’yı en iyi şekilde temsil etmiştir. Yaklaşık yirmi bestesi bulunan sanatçı, töre konulu “Havar” isimli sinema filminde başrol oyuncusu olarak yer almış; plağa okuduğu eserler arasında Yar Elinden Bade İçtim, Vermem Seni Ellere, Yaram Sızlar Ağrır Başım, Harpten Döndüm Yurda Ben, Ankara’nın Derdi Para, Âşıkım Yüzüm Gülmez, Bu Handan Kervan İşler Bu Handan ve Çanakkale Ninnisi büyük ilgi görmüştür. 1987 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

YAVUZ TAPUCU (1944-2013)
Halk müziği ses sanatçısı, derlemeci.
1944 yılında Urfa Viranşehir’de doğmuştur. Babasının adı Sabri annesinin adı Ayşe’dir. Evli ve dört çocuk babasıdır. Oğullarından biri bestekâr ve ses sanatçısı Kadir Tapucu’dur. İlk ve orta tahsilini Urfa’da tamamlamış, okul yıllarında birçok müzik etkinliklerine ve Urfa müzik meclislerine katılmış, zamanın ustalarından istifade etmiştir. TRT’de 30 yıl halk müziği sanatçısı olarak çalışmış ve İstanbul Radyosu’ndan 1999 yılında emekli olmuştur. “Hayatları Değirmi, Tabakta Bal Olaydım, Şu Urfa’nın Kapısı, İşte Geldi Arpa Buğday Harmanı, Ben Bu Dağın Ağacıyam” derlediği ve TRT repertuarına kazandırdığı türkülerden birkaçıdır. 2013 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

ZİYA KÜÇÜKOĞLU (1944-2025)
Bestekâr
1942 yılında Urfa’da doğmuştur. Evli ve 3 çocuk babasıdır. Küçük yaşlarda müziğe olan ilgisinden dolayı sıra gecelerinde kendini geliştirmiş, 1961 yılında Urfa Musiki Cemiyeti’ne devam etmiş, burada Mehmet Alay ve Seyfettin Sucu ile birlikte çalışmaları olmuştur. Gençlik yıllarında (1955-1965) Urfa’da Kamberiye Mahallesi’nde Cülheçılıh (bez dokumacılığı) mesleğini sürdürmüştür. 1965 ile 1975 yılları arasında Urfa dışında Köy Hizmetleri teşkilatlarında çalışmış, daha sonra 1975-1986 arası Urfa Köy Hizmetleri teşkilatında çalışıp 1986’da emekli olmuştur.
Bestecilik denemelerine 1980’lerde başlamıştır. Bestelerinde aşk ve sevda konuları yer almakta ve eserlerinin sözleri ve ezgileri otantik özellikler taşımaktadır. Bağrımda Bir Ataş Yani, Bu Ne Güzel Bir Düğün, Dört Duvar, Şıh Mahsut, Aşıkmısan Urfalı, Delalım, Mihrican bilinen eserleridir. Besteleri 1980’lerden sonra Mahmut Tuncer, Selda Bağcan, Güler Işık, İzzet Yıldızhan, Cemile Sönmez, Kenan Temiz, Ekrem Çelebi, Dilber Ay, Halil Kendirli, Sait Küçük ve Halil Sezgin tarafından albümlerde seslendirilmiştir. Dizilerde ve Türk filmlerinde de besteleri yer almış olup tv programlarında fon müziği olarak da kullanılmıştır.
1991 yılından sonra İstanbul’a yerleşmiştir. 5 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.

HALİL BİNBAŞIOĞLU (1945-2022)
Müzik arşivcisi, bestekâr ve kaynak kişi.
1945 yılında şimdiki adı Oğulbey, eski adı Melikveran olan Urfa merkeze bağlı köyde dünyaya gelmiştir. Babasının adı Reşit, annesinin adı ise Emine’dir. Aile Cumhuriyetten sonra “Ekmen” soyadını almış, Urfa’da “Binbaşıoğlu” olarak tanındıklarından 1982 yılında soy isimlerini Binbaşıoğlu olarak değiştirmişlerdir.
İlkokula Kısas köyünde başlayıp Vatan Mektebi’nde bitirmiş, orta ve lise tahsilini Urfa Sanat Okulu Tesviye Bölümü’nde tamamlamıştır. 11 Nisan 1965 tarihinde Urfa merkez Alay Komutanlığı Sineması’nda Sanat Okulu mezunları veda gecesinde mahalli sanatçılardan Ahmet Karaoğlan, Abdullah Uyanık, İbrahim Tatlıses’in katıldığı bir konser düzenlemiştir. Lise sonrası Urfa YSE Müdürlüğü’nde göreve başlamış, 1966 yılında Diyarbakır’da teknikerlik okulu makine bölümünü kazanınca 1966-1968 arası Diyarbakır’da üç yıl okuluna devam ederken Diyarbakır YSE’de çalışmış, daha sonra 1969-1970 arası İstanbul’da bir yıl tekniker yüksekokuluna devam ederek yüksek tekniker diploması almıştır. 1979 yılında Urfa YSE İl Müdürü olmuştur. 1992-1994 yılları arasında Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcılığı yapmış ve 1998 yılında emekli olmuştur.
Binbaşıoğlu’nun yıllarca ses kaydı yaptığı sanatçılardan bazıları şunlardır: Halil Hafız, Abdullah Parmaksız, Ahmet Hafız, Tenekeci Mahmut, Bekçi Bakır, Yılmaz Kayral (Urfalı Babe), Ahmet Karaoğlan, Seyfettin Sucu, Abdurrahman Kepekçi, Kadir Sema, İsmail Badıllı, Kadri Sema, Mahmut Coşkunses, Yaşar Özden, Doğan Güllüoğlu, İbrahim Özkan. 1961 yılından itibaren kaydettiği Şanlıurfa halk müziğiyle ilgili yüzlerce ses ve video bandından oluşan özel arşiv oluşturmuştur. 1982 yılından sonra video bantlara mahalli sanatçıların kayıtlarını yapmaya başlamıştır. 50 yıl ses ve görüntü kaydı yapan Binbaşıoğlu’nun ses ve görüntü arşivinin tamamı İl Kültür Müdürlüğü’nde olup ayrıca bir kısmının kopyası ŞURKAV ve Şanlıurfa Belediyesi’ndedir. Şanlıurfa kültürüyle ilgili birçok televizyon programına katkıda bulunmuş, mahalli televizyon ve radyolara Urfa halk müziği ile ilgili programlar yapmıştır. Araştırmacı ve kaynak kişiliğiyle Şanlıurfa kültürü ve müziği hakkında kendisinden çok istifade edilmiştir. Şairliğinin yanı sıra “Fırat Dağı Deliyor” bestesi sevilen bir eserdir.
2005 yılından sonra Hatay’ın Dörtyol ilçesinde narenciye bahçesi alarak oraya yerleşmiştir. 13 Şubat 2022 tarihinde Altınoluk’ta vefat etmiştir.

OSMAN BAYŞU (1945-1994)
Ses sanatçısı, bestekâr ve plak yapımcısı
1945 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. Babasının adı Abdullah Nail, annesinin adı Şükriye’dir. Evli, 1 erkek, 1 kız çocuk babasıdır. Ortaokul mezunudur. Babası Abdullah Nail Bayşu’nun ünlü bir müzik direktörü ve besteci olması onun da müziğe merakının artmasına etki etmiştir. “Sembol Plak” ve “Bayşu Plak” firmasını kurarak birçok plak çıkarmıştır. Güzel bir sese sahip olarak bilinmektedir. Okuyucu olarak kendi firması ve farklı firmalar dahil 46 plak yapmıştır. 36 bestesi olup Izdırapla İnlerim, Seven Ne Yapmaz eserlerindendir. 1994 yılında genç yaşta İstanbul’da vefat etmiştir.

MAHMUT ŞEVKET GÜLLÜ (1945-2022)
Klarnet Sanatçısı
1945 yılında Şanlıurfa’da doğdu. Babasının adı Fahri (Sünnetçi Fahri), annesinin adı Fehime’dir. 1965 yılında Urfa Lisesi’nden mezun oldu. Sevgi Hanımla evli olup, Anıl isminde erkek, Selen isminde kız babasıdır.
İlk, orta ve lise öğrenimini Urfa’da yaptı. 1972 yılında İstanbul Üniversitesi’nden Klinik Psikolog olarak mezun oldu. Erenköy Psikiyatri Hastanesi’nde klinik psikolog olarak çalıştı. 1994 yılında emekli oldu.
Sanatçı bir ailenin mensubudur. Erkek kardeşleri Ahmet Güllü (Keman), Emin Güllü (Ritim), Edip Güllü (Ses), M. Kemal Güllü (Keman-Bağlama), Adnan Güllü (Ritim); Kız kardeşleri Yüksel (Ses) ve Gülseren (Piyano) olmak üzere sekiz kardeşin hepsinin müzik kabiliyeti ve güzel sanatlarla ilgili çalışmaları bulunmaktadır. Kızı Selen Güllü Bilkent Senfoni Orkestrası’nda öğretim görevlisi ve klarnet sanatçısıdır. Yeğeni Eren Güllü Antalya Konservatuvarı’nda Viyolonsel sanatçısıdır.
1960’lı yıllarda Urfa Lisesi’nde hepsi müzikle ilgilenen, daha sonraları sanatları ile ünlenen Ses Sanatçısı ve Müzikolog Mehmet Özbek (kanun), Udi Lütfü Emiroğlu, Tamburi Vefik Ataç (keman), Gazeteci Bekir Coşkun (kanun) ile aynı sınıfta okudu. Bu arkadaşlarıyla birlikte çok zaman müzik icrasında bulundu.
Eski yıllarda Urfa’da geleneksel müzik ortamlarında klarnet saz olarak yer almazdı. Mahmut Şevket Güllü 1964-66 yıllarında Urfa Belediye Bando Takımı’nda klarnet çalıp nota eğitimi gördü. Urfa’da ilk olarak klarnet çalanlardan biriydi. Ali Kasap’ın şefliğini yaptığı Şanlıurfa Belediyesi Bando takımında Çırçır Mahe (Saksafon), Hüseyin Halhallı (Saksafon), Kazancı Bedih Yoluk (Trompet) ile birlikte çalıştı. Urfa’da arkadaşları ile gezdiği sıra gecelerinde müzik meşklerine ses sanatçıları Mahmut Coşkunses, Seyfettin Sucu ve müzik hayatına yeni başlayan İbrahim Tatlıses de katılırdı. İstanbul’da üniversitede okuduğu yıllarda gazinolarda, Zeki Müren, Adnan Şenses, Mustafa Sağyaşar, Yaşar Özel gibi pek çok ünlü sanatçıya sahnede klarnet ile eşlik etti. 1995 yılından sonra Muğla ili Bodrum ilçesine yerleşti. 18 Ağustos 2022 tarihinde Bodrum’da vefat etti.

ABDÜLKADİR ALGIN (1946-2015)
Bestekâr ve kaynak kişi.
1946 yılında Urfa’da doğmuştur. Baba tarafı Bermeki Türkmenlerinden olup anne tarafı Badıllı’dır. İlk, orta ve meslek lisesi tahsilini Urfa’da tamamlayıp 1970-71 yılında Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nu bitirmiştir. Aynı yıl Kars Gazi Ahmet Muhtar Paşa Endüstri Meslek Lisesi’nde öğretmen olarak göreve başlamış, 1973-1981 yılları arasında Şanlıurfa Endüstri Meslek Lisesi’nde atölye ve bölüm şefliklerinde bulunmuştur. Daha sonra Malatya Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde bölüm şefi olarak görev yaptıktan sonra Ankara’da öğretmenlik görevini sürdürmüştür. Müzikle ilgisi altı yedi yaşlarından itibaren taş plakları dinleyerek başlamış, gençlik yıllarında Tenekeci Mahmut, Kazancı Bedih, Ahmet Uzungöl, Ahmet Cankat, Halil Hafız, Udi Halil Tuğcu ve benzeri ustaların tesiriyle devam etmiştir. Birçok tür ile şarkı ve türkü formunda şiirleri vardır. Müzik aleti çalmamasına rağmen çok sağlam bir müzik kulağı olup Urfa’da arkadaşları ile musiki meşklerinde bulunmuştur. 20 civarında derlemesi ile 70 civarında söz ve müziği kendisine ait olan halk türküsü formunda bestesi vardır. Bazı eserleri radyo, televizyon ve sinema filmlerinde kullanılmıştır. Selahattin Alpay, İzzet Altınmeşe, Mahsun Kırmızıgül, Burhan Çaçan, Mahmut Tuncer, Hülya Süer, Belkıs Akkale, Canan Başkaya, Küçük Ceylan, İsmail Badıllı, Enver Marallı, Mustafa Zeyrek, Halil Altınses, Halil Kendirli, Ali Avaz, Neşe Nur Aktaş, Kahtalı Mıçé, Onur Akın gibi halk müziği sanatçıları eserlerini albümlerinde okumuştur. 2015 yılında Ankara’da vefat etmiş, Şanlıurfa’da Bediüzzaman Mezarlığı’na defnedilmiştir.

İ. HALİL KENDİRLİ (1946-2020)
Ses sanatçısı ve bestekâr.
1976 yılında Şanlıurfa’da doğmuştur. Babasının ismi Halil, annesinin ismi Anzelha’dır. İlk ve ortaokuldan sonra Urfa Sanat Okulu’nu bitirmiştir. Sesi güzel olduğundan okulda müsamere, tiyatro, çocuk korosunda yer almıştır. Harankapı Mahallesi’nde arkadaşı Halil Damdam ile birlikte müzik çalışmaları yaparak sıra grubuyla düğün ve asbap gecelerine katılmıştır. Şanlıurfalı müzisyenlerle Urfa’da ve il dışında konserlere katılmıştır. 1979 yılında yaptığı bant çok beğenilmiş, bunun üzerine kaset ve turne teklifleri almış ve pek çok ilde konser vermiştir. 1983 yılında Ankara’ya yerleşmiş, aile çay bahçelerinde ve gazinolarda sahne almıştır. 1985 yılında Hayati Hamzaoğlu, Nilgün Saraylı, Aliye Rona’nın oyuncu olarak yer aldığı “Çoban Aşkı” adlı sinema filminde başrol oyuncu olarak oynamıştır. 1980 öncesi mahalli bantlar yapmış, Ömer Boğa Plak firmasına 1 Long Play, 2 tane 45’lik plak yapmış, Pelin Kasetçilik (Ahu Gözlüm) 1987, Pelin Kasetçilik (Seni affettim) 1988, Ozan Kasetçilik (Zamanıdır isyan etsem) 1993, Göksoy Plakçılık (Bu ne güzel düğün) 1995, Tatlıses müzik evi (Sen bir hayat kadınısın) 1990, Kılıç Müzik (Tövbe olsun) 1998, Kılıç Müzik (Azar azar) 2000, Deka Müzik (Ömrüme yanarım) 2006 yaptığı kasetlerdir. TRT başta olmak üzere birçok ulusal TV’de müzik programları yapmıştır. Derleme ve 32 beste çalışması bulunmaktadır. Ömrüne yanarım, Hayal oldu, Keman ağlar, Boşa mıydı, Kader mahkûmu, Eyvanda, Bi çareyim, Sevmem bilinen eserlerindendir. Timur Akel saz gurubu ile yıllarca sıra geceleri programı yapmıştır. 2020 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MEHMET VEFİK ATAÇ (1946-1999)
Kimyager, tambur sanatçısı, bestekâr, şef
1946 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Mustafa, Annesinin ismi Zeynep Aliye Neriman’dır. Evli, 2 çocuk babasıdır. Bestekâr Mehmet Ataç’ın yeğenidir. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden mezundur. Müziğe küçük yaşlarda merak salmış, başkanlığını babasının yaptığı Urfa Halkevi icra heyetinin çalışmalarını yakından takip etmiştir. Okul konserlerinde ritim, cümbüş, cura, bağlama ve keman çalarak yeteneğini geliştirmiştir. Mahmut Güzelgöz başta olmak üzere Aziz Çekirge, Abdurrahman Savaş, Circi Gümüşkalem gibi Urfalı ustalardan faydalanmıştır.
1969 yılından vefatına kadar TRT İzmir Radyosu’nda Tambur sanatçısı, Koro Şefliği ve TSM Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı’nda tambur, lavta, Türk müziği solfej ve nazariyat dersleri vermiş, Tamburi Cemil Bey, İzzeddin Ökte ve Necdet Yaşar gibi ustaları dinleyerek onlardan feyz alarak kendisine has bir tarz geliştirmiştir. 72 adet bestesini; Ferahnak, Muhayyer Kürdi, Bayati Araban, Hicaz, Sûznak, Kürdili Hicazkâr, Rast, Nikriz, Nihavend, Mahur ve Karcığar başta olmak üzere Türk musikisinin 29 değişik makamında yapmıştır. 1986 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı beste yarışmasında Ferahnak Makamında “Seni nerde bulsam gayrı” bestesi birinciliğe layık görülmüştür. “Mahmut Rehavi” mahlası ile şiirler yazmıştır. Eserleri radyo ve televizyonda klasik müzik sanatçıları tarafından okunmaktadır. Çaldığı enstrümanlar tambur, kanun, lavta, ud, keman, bağlama ve ritimdir. Özel korolarda da şeflik yapmıştır. 8 Mart 1999 tarihinde İzmir’de vefat etmiştir.

ABDULLAH UYANIK (1947-2009)
Türk sanat müziği ses sanatçı ve bestekâr
1947 yılında Şanlıurfa’da doğan Abdullah Uyanık, Türk sanat müziğine gönül vermiş ses sanatçılarından ve bestekârlardan biridir. Babası Mahmut, annesi Ayşe’dir. Evli olan sanatçının üç erkek, iki kız çocuğu vardır. İlköğrenimini Vatan İlkokulu’nda, ortaöğrenimini ise Urfa Sanat Enstitüsü’nde tamamlamıştır.Henüz 17 yaşındayken çalışma hayatına atılmak üzere İzmir’e gitmiş; burada tanıştığı, Türk sanat müziğinin önemli bestecilerinden Yusuf Nalkesen’in dikkatini çekmiş ve müzik bilgisiyle takdirini kazanmıştır. Bu tanışma, onun müzik hayatına yön vermiştir.
1969 yılında İstanbul’a giderek Mehmet Ataç’ın bestesi olan “Akşam Oldu Güneş Battı” adlı eserle ilk 45’lik plağını Yakışan Plak Şirketi etiketiyle çıkarmıştır. Ailesinin isteğiyle memleketi Urfa’ya dönmüş; müzikten kopmadan çalışmalarına burada devam etmiştir.
Tenekeci Mahmut Güzelgöz, Kazancı Bedih Yoluk, Ahmet Uzungöl ve Bekçi Bakır Yurtsever gibi Urfa’nın usta müzisyenleriyle aynı meclislerde yer almış; birlikte doldurdukları kasetler yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi görmüştür. Kapaklı Pasajı’nda yıllarca işlettiği “Galeri Müzik Stüdyosu”, müzisyenlerin ve müzikseverlerin uğrak noktası olmuştur. 1975’te söz ve müziği kendisine ait olan “Bin Defa Tövbe” adlı eserini plak olarak yayımlamış, 2003’te “Vallahi Tövbe” isimli CD albümünü müzikseverlerle buluşturmuştur.
2009 yılında Şanlıurfa’da vefat eden Abdullah Uyanık, ardında iz bırakan bir müzik mirası bırakmıştır..

YUSUF OKTAY (1947-2024)
Gazelhan, ritim sanatçısı
1947 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Ramazan, annesinin adı Lütfiye’dir. Urfa Erkek Sanat Enstitüsü’nden mezundur. Evli, 2 erkek, 1 kız babasıdır. Okul arkadaşı Urfalı ses sanatçısı Kadri Sema ile okul sıralarında ve mahallede türkü, uzun hava okudukça müziğe ilgisi artmış, okulda müzik programlarına katılarak, Urfalı sanatçılarla bir araya gelerek müzik meşklerinde ritim çalıp, gazel ve hoyrat okuyarak kendini geliştirmiştir. Türk sanat müziği, türkü, hoyrat ve gazel okumaktadır. Karaköprülü İsmail, Kurrik Mahe, Demir İzzet Delioğlu, Halil Hafız, Ahmet Uzungöl, Kadri Sema, Aziz Çekirge, İbrahim Tatlıses, Abdullah Uyanık, Kazancı Bedih, Mehmet Nacak, Ahmet Karaoğlan, Mustafa Kirişçioğlu, Seyfettin Sucu, Tertipli Mustafa gibi Urfalı ses ve saz sanatçıları ile müzik meclislerinde bulunmuştur. Konserlerde ve mahalli bantlarda ritim çalıp gazel, türkü ve şarkı okumuştur. Tamburi Mehmet Ilgın, Ali Acıburç, Rıdvan Lale, Arabacı Mustafa Esen gibi ünlü saz ustaları ile sahne alarak bir süre onlarla birlikte çalışmıştır. 1992 yılında Urfa Zirai Donatım Kurumu’ndan emeklidir. 23.02.2024 tarihinde Urfa’da vefat etmiştir.

İBRAHİM ÖZKAN (1948-2014)
Udi ve bestekâr
1948 yılında Urfa’da doğmuştur. Babası Hacı Hüseyin Ağalar’dan (Akyüz) Mustafa Ağa’dır. İlk, orta ve liseyi Urfa’da bitirmiş, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun olmuştur. Baba mesleği çiftçilikle uğraşmıştır. Müziğe küçük yaşlarında başlamış, gençlik yıllarında ve fakülte yıllarında Urfalı üstatların müzik meclislerinde bulunmuştur. Yıllarca klasik ve halk müziği icra etmiş, enstrüman olarak önce bağlama çalmayı öğrenmiş, daha sonra Ut çalmaya başlamıştır. İğneci Ahmet (Durak) kendisine makamları öğretmiş; Kadri Şençalar, Udi Hrant, Ömer Kaya (Cümbüş) ve Ferit El-Atraş’ın plaklarını dinleyerek kendi tarzını geliştirmiştir. Çok iyi ut çalan Özkan, bilhassa gazel açışlarında çok usta olup kendine has bir çalış tavrına sahiptir. Ud çalmasının yanında çok güzel hoyrat okuyan İbrahim Özkan; Tenekeci Mahmut Güzelgöz, Halil Uzungöl, Ahmet Uzungöl, Eskici Dede Osman, Şükrü Çadırcı Hafız, Cülhe Mahmut Hafız, Cevher Hoca (Polat), Kurrik Mehemet Sağlamkol ile çeşitli musiki meclislerinde bulunup onlardan istifade etmiştir. Besteleri yöresel ve klasik ağırlıklı olup “Karanfil Bed Renk Olur, Marhamam Düştü Suya, Bülbül Sesin Neden, Çal Çoban Çal Beni Kandır” bilinen eserlerindendir. Eserleri birçok sanatçı tarafından okunmuştur. 2014 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

YUSUF İZZETTİN ÇULLU (1948-2021)
Hoyrat okuyucusu (Hoyratçı)
1948 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Mehmet, annesinin adı Ayşe’dir. Evli, 3 kız, 3 erkek çocuk babasıdır. İlk ve ortaokulu Şanlıurfa’da tamamlamıştır. Esas mesleği Kürkçülük ve ham deri ticaretidir. 6 yaşlarında güzel ve duygulu sesiyle hoyrat okumaya başlayınca teyzesi kendisine hoyrat sözleri yazmış ve böylece pek çok hoyrat sözü hafızasında yer almıştır. 1972 yılından sonra müzik camiasında tanınmıştır. Kazancı Bedih grubuyla yıllarca çeşitli gecelere katılmıştır. Aziz Çekirge, Tertipli Mustafa, Kazancı Bedih, Abdullah Uyanık ile birlikte sıra gecelerinde asbap gecesi ve kına gecelerinde yer almıştır. Konser ve televizyon programı gibi pek çok müzik programında hoyrat okumuştur. Seyfettin Sucu, Mehmet Nacak, Naci Yoluk, Abdulkadir Karakuş, Bakır Karadağlı, Abdullah Uyanık, Hüsnü Kırmızı, Haşim Mısırlı, Osman Azem, Halil Sezgin, Yaşar Özden, Arif Çelik gibi sanatçılarla birçok oda ve sıra gecelerinde beraberce müzik programlarına katılmıştır. 1986 yılında Gaziantep Atakan müzik stüdyosunda ve Şanlıurfa’da yapılan pek çok bantta ve TRT televizyonu programlarında hoyrat okumuştur. 22 Mart 2021 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

AHMET KARAOĞLAN (1948-1971)
Ses Sanatçısı
1948 yılında Urfa’da doğmuştur Babasının adı Mehmet, annesini adı İslim’dir. Küçük yaşta müziğe ilgi duyarak bağlama ve ud çalmayı öğrenmiştir. Askerliği sırasında Mehmet Erenler ile tanışmış ve ondan makam usul ve notayı öğrenmiştir. Şanlıurfa’nın tanınmış müzisyenleri, Mehmet Nacak, İsmail Badıllı, Kadri Sema, Seyfettin Sucu, Halil Kendirli, Hüsnü Kırmızı, Mustafa Şahin, Fazlı Öztop, Abdullah Uyanık, Mehmet Ataç, Kazancı Bedih Yoluk, Mehmet Melik, Mustafa Savaş, Yusuf Oktay ile birlikte programlar yapmıştır. Babası Urfa dışına gidip müzik ile uğraşmaması için Abdullah Uyanık ile ortak olarak ucuzluk pazarında bir kumaş dükkânı açmış, bir süre Ahmet Karaoğlan ve Abdullah Uyanık beraber bu dükkanı işletmişlerdir. Şanlıurfa müzik meclislerinde türkü, uzun hava ve günün sevilen eserlerini okumuş, 28 mahalli bant kaydında yer almıştır. 1968 yılında yaptığı 3 plakta ise şu eserleri okumuştur: Aç kapını ben geleyim, Çok bekledim gelmez oldun, Sendin neşem kederim, Atıma verdiler sarı samanı, Nerdesin, Ağlatma beni güzelim. 1971 yılında İzmir’e konsere gitmiş, sahne sırasında fenalaşmış ve ertesi gün vefat etmiştir. (K.K.3).

HÜSNÜ KIRMIZI (1949-1980)
Hoyrat okuyucusu (Hoyratçı)
1949 yılında Urfa’da doğmuştur. Şanlıurfa’nın en ünlü hoyrat okuyucularındandır. Sesi güzel ve yüksek perdelere çıkabildiğinden en zor hoyratları ustalıkla okuyabilen biridir. Balıklıgöl’de mahalli sanatçılar konserinde okuduğu hoyrat, o kadar yüksek perdeden okur ki kemancının “sesinin perdesini bulamıyorum” dediği anlatılır. Hayriye hanımla evli olup Şahin, Musa, İbrahim, Yasin, Mehmet isimlerinde beş oğlu vardır. Beykapısı’nda kahve çalıştırmış, daha sonra Ziraat Fakültesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışmıştır. 3 plak yapmıştır. Yolda Kaldı Kervanım plağa okuduğu eserlerdendir. Kazancı Bedih, Seyfettin Sucu, İsmail Badıllı, Abdurrahman Kepekçi, Kadir Sema gibi pek çok Urfalı sanatçı ile mahalli bantları vardır. 1980 yılında 31 yaşında trafik kazasında vefat etmiştir.

MEHMET YAŞAR ÖZDEN (1949-2011)
Kanun sanatçısı ve hoyrat okuyucusu (Hoyratçı)
1949 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Ahmet, annesinin adı Ayşe’dir. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Uzun yıllar Şanlıurfa ve İstanbul’da öğretmenlik mesleğine devam etmiştir.
Ortaokul yıllarında kanun öğrenmiş, lise yıllarında ailesinin de deSsteğiyle müzik çalışmalarını okul korosunda ve katıldığı çeşitli sıra gecelerinde sürdürmüştür. Mehmet Çakallı, Circi Gümüşkalem, Hacı Nuri Hafız, Mahmut Akagün, Tenekeci Mahmut, Cuan Mehmet, Kurrik Mehmet, Karaköprülü Ömer, Ahmet Uzungöl, Vefik Ataç, Kadir Güzel ve daha birçok müzisyenle birlikte çalışmıştır. 1990 yılında İstanbul’a yerleşmiştir. İstanbul’da Müzeyyen Senar, Yaşar Özel, Nurdan Torun, Kadri Şarman gibi birçok sanatçıya eşlik etmiştir. Kardeşi Metin ud sanatçısı, diğer kardeşi Çetin ise ritim sanatçısıdır. Usta bir kanun sanatçısı olmasının yanında sesi de çok güzeldir. Müzik çalışmalarına İstanbul’da bulunduğu yıllarda “Urfa Oxfordlular Sıra Gecesi Grubu”nda ses sanatçısı olarak devam etmiştir. Sesinin tiz ve aralığı geniş olduğundan Şanlıurfa hoyratlarını en yüksek perdelerden okuyan usta sanatçılardan biridir. Emekli olduktan sonra 2011 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

ABDURRAHMAN BAYDAĞ (1950-2014)
Ses ve ritim sanatçısı
1950 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Mehmet, annesinin adı Fatma’dır. Evli, 3 erkek, 2 kız babasıdır. İlk okul mezunudur. Gençliğinde müziğe olan ilgisinden arkadaşları ile müziğe başlamıştır. Başta ses sanatçısı Hüsnü Kırmızı ile beraber müzik meclislerine katılmış, daha sonra Abdullah Uyanık, Mehmet Nacak, Naci Yoluk, Abdulkadir Karakuş, Mehmet Öncel, Mehmet Nacak, Yusuf Oktay ile yapılan bantlarda yer alarak ritim saz çalmıştır.
Askerde ve 1970’li yıllarda Urfa Belediyesi bando takımında yer almıştır. Bağlama, cümbüş, ritim çalarmasını bilir. 1970’li yıllarda uzun süre Ankara ve İstanbul’da müzisyenlerle çalışmış, ses Sanatçısı Şükran Ay’ın sazları arasında yer almıştır. 2006 yılından sonra Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi konservatuvarı müzik grubunda uzun süre ses ve ritim olarak yer almıştır. Abdullah Uyanık, Hüsnü Kırmızı, Seyfettin Sucu, Mehmet Nacak, İsmail Badıllı, Kadri Sema, Abdurrahman Kepekçi, Ahmet Karaoğlan, Kazancı Bedih, Yusuf Oktay, Aziz Savaş, Aziz Çekirge, Mustafa Baydağ, Mahmut Coşkunses ile birçok bant kaydı ve konserde birlikte yer almıştır. Televizyonda müzik programlarında ve sahne çalışmalarında sanatçılara eşlik etmiştir. 2014 yılında vefat etmiştir. (K.K.5).

HALİL YILDIRIM (1952-1922)
Ses ve saz sanatçısı, bestekâr ve eğitimci
1952 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının ismi Ubeyt, Annesi Nuriye’dir. Evli 4 çocuk babasıdır. İlk orta ve lise öğrenimini Şanlıurfa’da tamamlamıştır. Dayısı Sefik Tatlı’dan bağlamayı öğrenerek kendini geliştirmiş, genç yaşta bağlama çalarak ve arkadaşları ile şarkı türkü okuyarak müziğe başlamıştır. “Aşka İnanmıyorum” adlı eserini okuduğu ilk plağını 1971 yılında Lise 2. sınıfta iken Boğa Plak firmasına yaptı. Okul yönetimi duyunca onu takdir etti. Böylece müzik dünyasına girdi. 1979 yılında İstanbul İTÜ Devlet Konservatuvarının ilk mezunlarındandır. Urfa, Mardin, Bitlis ve İstanbul’da müzik öğretmenliği yaptıktan sonra 2011 yılında emekli olmuştur. Uzun yıllar İstanbul’da ikamet etmiştir. Seyfettin Sucu’nun başrolünü oynadığı Havar adlı sinema filminin müzik direktörlüğünü yapmıştır. 1971’de Ömer Plak (aşka inanmıyorum), 1974’te Can Plak (Kaderin eseriyiz), 1974’te Can plak (Tanrım bana sabır ver) plaklarını, 5 adet mahalli bant 3 adet ulusal albüm yapmıştır. 128 bestesi bulunmaktadır. Nuri Sesigüzel, Seyfettin Sucu, Mahmut Tuncer, Halil Kendirli, Ferhat Güzel, Beşir Kaya, Kahtalı Hamido, Filiz Özten, Sıla Naz, Nihat Doğan, Gülcan, Hasan Badıllı gibi pek çok sanatçı bestelerini okumuştur. Sen bir hayat kadınısın, Gülcanım, Öleyim mi yasemin, Dost Bulamadım, Aşka İnanmıyorum, Kime ne, Viran Oldum, Tanrım Bana Sabır Ver, Hadi Gel Bana, Gözlerimde Kanlı Yaş, Zeyno, Nasıl Unutursun, Kaderin Esiriyiz, Ne Olur Gitme, Evlen Diyorlar, Beğenmez, Urfalı Sevsin Seni, Yaslı Gelin, Kırık Sazım eserlerindendir. İstanbul’da uzun yıllar öğrencilere nota usul makam dersleri verip müzik çalışmalına devam etmiştir. 20 Temmuz 2022 tarihinde vefat etmiştir.

ABDURRAHMAN İNAL (KEPEKÇİ) (1952- 1978)
Ses sanatçısı ve bestekâr
1952 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı, Mehmet, Annesinin adı Cemile’dir. Evli 1 erkek 2 kız çocuğu vardır. Babası Urfa’da ceketçi pazarında esnaf olup, kendisi de Halilürrahman Gölü yakınında seyyar satıcılık yapmıştır. Bir müddet kepek toplama işi yaptığından “Kepekçi Avdé” lakabı ile tanınmıştır. 1970-80 yılları arasında mahalli kasetleri elden ele dolaşan sanatçılardan biridir. Sesi yumuşak, yanık, etkileyicidir. Yaptığı kasetleri yurt çapında sevilmiştir. Birçok ilde konser vermiştir. Mahalli motifleri kullanarak besteler de yapmıştır. En önemli eserlerinden biri “Vara vara vardım Sivereğin Hanına”dır. Mersin’de 1978 yılında program yaptığı günlerde genç yaşta vefat etmiştir.

MÜSLÜM GÜRSES (1953-2013)
Ses ve sinema sanatçısı
1953 yılında Urfa’nın Halfeti İlçesi’nin Fıstıközü Köyü’nde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Müslüm Akbaş’tır. Soyadını “Gürses” olarak değiştirmiştir. Babasının adı Mehmet, annesinin adı ise Emine’dir. Müslüm Gürses’in çocukluğunun ilk yılları Urfa’da geçmiş, üç yaşındayken ailece Adana’ya göç etmişlerdir. İlkokulu bitirdikten sonra 14 yaşında Adana’da aile çay bahçesinde düzenlenen yarışmaya katılmış ve birinci olmuştur. 1967 yılında TRT Çukurova Radyosu’nda türküler okumuş, 1968 yılında plak yapmak için İstanbul’a gitmiştir. Emmioğlu/Ovada Taşa Basma isimli plağı, üç yüz bin satış yapmıştır. Sarıkaya Plak ile Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin ile Gitme Gel Gel/Haram Aşk eserlerini okuduğu 2 adet 45’lik Plak yapmış, daha sonra 1969 yılında İstanbul’da Palandöken firması ile Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma isimli 45’lik plağı 300 bin adet satılmıştır. Palandöken firması ile 13, Bestefon firmasıyla 4, Hülya Plak ile 15 ve Çın Çın Plak ile 2 adet 45’lik plak yapmıştır.
1979 yılında ilk defa İsyankâr filmiyle kamera karşısına geçmiş, olan Müslüm Gürses sinema oyuncusu Muhterem Nur’la 1982 yılında çıktığı Malatya turnesi sırasında karşılaşmış, 1985 yılında Muhterem Nur’la evlenmiştir. Müslüm Gürses 38 filmde rol almıştır. 2013 yılında vefat etmiştir.

MEHMET ÖNCEL (1954-2023)
Kanun sanatçısı
1954 yılında Urfa’da doğmuştur. Evli ve dört çocuk babasıdır. Öncel’in müzikle tanışması, 1965 yılında bağlama ustası Aziz Çekirge’den aldığı bağlama ile başlamıştır. Bu enstrümanla arkadaş çevresinde çalmaya başlamış; zamanla klasik Türk müziğine yönelerek kanuna ilgi duymuştur.
1980 yılında dönemin önemli Urfalı kanun ustası Tivil Mehmet’ten ders alarak kanun eğitimi almaya başlamış; daha sonra efsanevi kanun sanatçısı Fazlı Öztop’un icralarını dikkatle dinleyerek kendi üslubunu geliştirmiştir. Gazel geleneğine hâkim birçok sanatçının yanında fasıllara katılarak, kanunu ile onlara eşlik etmiştir.
1995 yılından itibaren ŞURKAV Sıra Gecesi Ekibi’nde Kazancı Bedih ve Mehmet Nacak gibi ustalarla birlikte uzun yıllar kanun icracısı olarak görev almış; kaset, CD, televizyon programı ve konserlerde birçok sanatçıya eşlik etmiştir.
Mehmet Öncel, 18 Nisan 2023 tarihinde doğup büyüdüğü Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

AKİF ÇEKİRGE (1957-2021)
Bağlama ve ses sanatçısı
1957 yılında Urfa’da doğmuştur. Annesinin ismi Fehime’dir. Babası ise Urfa’nın tanınmış bağlama ustası Aziz Çekirge’dir. İlk, orta, lise ve yüksekokulu Urfa’da okumuştur. Evli ve dört çocuk babasıdır. Babası bağlama yapıp sattığı için müzikle babasının dükkânında tanışmıştır. Babasından bağlama çalmasını ve Urfa tavrını öğrenmiş, okul yıllarında programlarda bağlama çalmıştır. 1980 yılında Şanlıurfa’da müzik aletleri satış mağazası açmıştır. Sahnelerde Seyfettin Sucu, İbrahim Tatlıses, Halil Kendirli, Mahmut Tuncer, Münevver Özdemir gibi sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmiş olup “Akif Çekirge Sıra Gecesi Grubu” ile 1990 yılından itibaren televizyonlarda ve çeşitli illerdeki programlarda Urfa halk müziği icra etmişlerdir. 14 Ağustos 2021 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

İHSAN GÜNEŞ (1958-2015)
Ses ve saz sanatçısı
1958 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Abdülhadi, annesinin adı Şefika’dır. Evli, 5 erkek, 2 kız babasıdır. İlkokulu Şanlıurfa’da, ortaokulu Diyarbakır’da bitirmiştir. Dayısı Mustafa Güneş, usta bağlamacı ve okuyucu olduğundan babası ile meşklerde bağlamayı dayısından öğrenmiştir. 1976’da DSİ Müdürlüğünde çalışmaya başlamış, kurumun müzik etkinliklerinde arkadaşları ile birlikte yıllarca müzik icra etmiştir Usta bir bağlamacı olarak Şanlıurfa mahalli ses ve saz ustaları ile gerek Şanlıurfa gerekse çevre illerde konserler vermiştir. Aziz Yıldız, İsmail Akagün, Mehmet Öztürk, Bilal Gürbüz, Remzi Erdek, Mehmet Nacak, Kazancı Bedih, Arif Çelik sanatçı arkadaşları ile yıllarca Şanlıurfa’da müzik icra etmiştir. 2015 yılında vefat etmiştir.

ABDÜLKADİR KARAKUŞ (1959-2021)
Üflemeli saz ve ses sanatçısı
1959 yılında Urfa’da doğmuştur. İlk ve ortaokulu Urfa’da okumuştur. Gençliğinde müziğe merakından Urfalı usta bağlama sanatçısı Mehmet Nacak ve ses sanatçısı Abdullah Uyanık ile tanışıp müzik hayatını onlarla sürdürmüştür. Ney, kaval ve flütte kendini geliştirmiş, kaset ve albümlerde aranan bir sanatçı olmuştur. 1975 yılından sonra Abdullah Uyanık’ın Urfa’daki “Galeri Müzik” firmasında yapılan pek çok bantta kaval ve ney çalarak sanatçılara eşlik etmiş, ayrıca yıllarca pek çok sanatçıya sahnede ve bantlarda eşlik etmiştir. Şükrü Hafız (Çadırcı), Halil Hafız (Uzungöl), Bekçi Bakır (Yurtsever), Mustafa Savaş, Seyfettin Sucu, Kadri Sema, Dellek Mahmut (Akagün), Mahmut Coskunses, İbrahim Tatlıses, Halil Kendirli, Kazancı Bedih Yoluk, Abdurrahman Kepekçi, Halil Sezgin, Kâzım Çiriş, Bekir Çiçek, Halil Altıngöz, Arif Çelik, İsmail Akagün, Naci Yoluk, Şahap Akagün, Mehmet Nacak, Abdullah Uyanık, İzzet Çullu, Mahmut Tuncer, Ali Gencebay, Akif Hoca (Baybostancı)’ya sahne, bant ve albümlerinde eşlik etmiştir. 1990 yılından sonra, usta bir neyzen olarak ulusal albümlerde aranan bir sanatçı olmuş, İstanbul’da “Kılıç Müzik” firmasına “Kazancı Bedih Eşliğinde Sıra Geceleri” adıyla 12 albüme sesi ve neyi ile eşlik etmiştir. Grup Dergâh ilahî albümlerinde, yurt içinde pek çok il ile Irak, Suriye, Almanya başta olmak üzere yurt dışında düzenlenen konserlerde kaval ve ney çalarak sanatçılara eşlik etmiştir. Ayrıca ulusal ve yerel TV’lerde müzik programlarında yöre müziği icra ederek Şanlıurfa’nın tanıtımına katkı sağlamış, koro olarak yüzlerce mahalli ve ulusal bantda sesiyle uzun hava ve türküler okumuş; neyi ile sazlara eşlik etmiştir. 1995’ten sonra “ŞURKAV Sıra Gecesi Müzik Grubu”nda yer almıştır. 1995 yılından 2014 yılına kadar İl Özel İdaresi’de çalışmıştır. 2014’ten sonra Sağlık Bakanlığı Şanlıurfa Halk Sağlığı Başkanlığı’nda görev yapmıştır. 6 Mart 2021 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

HALİL KARADUMAN (1959-2012)
Kanun sanatçısı ve bestekâr
1959 yılında Urfa’nın Birecik ilçesinde doğmuştur. Babası Fahri Bey, mesleği gereği Gaziantep’e yerleşince bir yaşından itibaren Gaziantep’te büyümüş, orta ve lise öğrenimini Gaziantep’te tamamlamıştır. Evli ve 3 çocuk babasıdır. Halil Karaduman’ın 4 kardeşi de müzisyendir. Adnan Karaduman ve Fahri Karaduman keman sanatçısı, Ateş Karaduman ve Müslüm Karaduman ise kanun sanatçısıdır. Babasından 5 yaşından itibaren kanun ve müzik dersleri almaya başlamış, Orta ve lise öğrenimini Gaziantep’te tamamladıktan sonra 1977 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’ne girmiş ve bu bölümü birincilikle bitirmiştir. İstanbul’a geldiği tarihten itibaren plak ve kaset dünyasında yönetmen, bestekâr ve kanun refakati olarak yerini almış, Türkiye’deki üst düzey bütün solistlerle gerek plak, gerekse sahne çalışmalarında eşlik etmiştir. Zeki Müren, Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu, Zülfü Livaneli çalışma yaptığı sanatçılardan bazılarıdır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yabancı orkestra ve şarkıcılarla konserler vermiş, bu çalışmaların neticesinde Amerika, Yunanistan, Ürdün, Tunus, Lübnan ve Suriye olmak üzere 100’den fazla Kanun öğrencisi olmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı kanun sanatçısı olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Türkiye’de üç, Amerika’da bir, Yunanistan’da iki enstrümantal CD’si yayınlanmıştır. Kanun icrasına yepyeni bir stil getirip kanun metodu yazmıştır. Devlerin aşkı, Rüyalarda buluşuruz, Kutupta yaz, Leyla sözlü eserlerindendir. Zubin Mehta, Mikis Teodarakis, Maria Faranduri, Hıristo Triamulis, Geora Faidman, Al di Meola, Habib Khan, Lizbeth List yurtdışında çalıştığı sanatçılar ve müzisyenlerdir. Yurtdışındaki konservatuarlarda verdiği derslerin yanı sıra özel konserler ve seminerlere de katılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı topluluklarında kanun ve “Urfa Oxfordlular Sıra Gecesi Grubu”nda kanun ve ses sanatçılığı yapmıştır. 9 Ekim 2012 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.

AZİZ YILDIZ (1959-2022)
Halk müziği ses sanatçısı ve bestekâr
1959 yılında Urfa’da doğdu. Babasın adı Mustafa, annesinin adı Zeliha’dır. Evli ve beş çocuk babasıdır. İlk, orta ve lise öğrenimini Şanlıurfa’da yaptı. Müziğe küçük yaşlarda başlamış, daha sonra müzik meclislerine katılarak müzik ustalarından istifade etmiştir. Ayrıca arkadaşı ses ve saz sanatçısı İhsan Güneş’ten müzik bilgisi alarak istifade etmiştir. Çeşitli müzik gruplarında ses sanatçısı olarak çalışmış, sıra gecesi ekibi olarak Türkiye’nin pek çok yerinde konser vermiştir. Elâzığ Yalçınlı stüdyoda yaptığı bant çok beğenilmiştir. “Ne zalim dünya”, “Palan dağı” ve “Mahpushane” gibi beste çalışmaları sanatçılar tarafından okunmuştur. Memur olarak çalıştığı Sağlık İl Müdürlüğü’nden emeklidir. 2022 yılında Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MUSTAFA BÜYÜKGÜRSES (1964-2023)
Ses sanatçısı ve gazelhan
1964 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Reşit, annesinin adı Nazire’dir. Evli, iki kız bir erkek olmak üzere üç çocuğu vardır. Alparslan İlkokulu’nu, Gazi Ortaokulu’nu ve Urfa Ticaret Lisesi’ni bitirmiştir. Müziğe olan merakı ilkokul yıllarında başlamış, o yıllardan itibaren düzenlenen birçok müzik etkinliğine katılmıştır. 1981-1983 yılları arasında Şanlıurfa Halk Eğitim Merkezi’nde Müzik Öğretmeni Şeref Uslusoy hocanın şefliğinde kurulan halk müziği korosuna katılmış, bu yıllarda koro ve solo konserlerde yer almıştır. Bu dönemde iki mahalli kaset yapmıştır. 1984 yılında askerliğine İzmir de başlayıp Denizli Orduevi’nde solist olarak tamamlamış, 1990-2005 yılları arasında ticaretle uğraşmıştır. 2005 yılında “Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Sıra Gecesi Müzik Topluluğu”nda gazelhan-solist olarak göreve başlamış, yurt içinde birçok şehirde ve yurt dışında bazı ülkelerde Urfa’ya özgü sıra gecesi müzik programlarında sesiyle yer almıştır. Bu programların yanı sıra Mehmet Özbek’in düzenlediği birçok müzik programında TRT, ATV, KANAL7 gibi ulusal tv programları ile GTV, ŞRT yerel televizyonlarında canlı programlarda yer almıştır. Şanlıurfa geleneksel müziğinde yer alan türkü, gazel ve hoyratları icra ederek çalışmalarına devam etmiştir. 27 Ekim 2023 tarihinde vefat etmiştir.

MUSTAFA KEMAL SUCU (1964-2023)
Ses sanatçısı
1964 yılında Urfa’nın Kamberiye Mahallesi’nde doğmuştur. Babası ünlü ses Sanatçısı Seyfettin Sucu’dur. Annesinin adı Ayşe’dir. Evli olup iki kız, bir erkek çocuk babasıdır. İlk, orta ve liseyi Şanlıurfa’da bitirmiştir. Gençlik yıllarında kuru temizleme işi yapmıştır. 1985’ten sonra babasının müzik çalışmalarına katılarak müziğe başlamış, sık sık babası ile sıra ve oda gezmelerine giderek usta çırak geleneği içerisinde makam ve usul öğrenerek kendisini geliştirmiştir. Babasının vefatından sonra babasının izinden devam ederek arkadaşları ile müzik topluluklarında yer alıp konserler vermiştir. Ses ve saz sanatçılarından Halil Sezgin, Halil Altıngöz, Bakır Karadağlı, Mehmet Kurtoğlu, Haşim Mısırlı ve Naci Yoluk ile sık sık bir araya gelip Urfa müziği icra ederek mahalli bant kayıtlarında yer almıştır. 1990 yılında Kültür Bakanlığı Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nda göreve başlamıştır. Gerek solo gerek koro olarak yurtiçi ve yurtdışında yıllarca konserler vermiştir. Ulusal televizyonlarda Urfa müziğini ve kültürünü tanıtan çok sayıda müzik programına katılmıştır. 36 adet mahalli bant kaydı bulunmaktadır. Ulusal düzeyde Disko Plak şirketine bir bant yapmıştır. Beste çalışmaları da bulunmaktadır. Kültür Bakanlığı Şanlıurfa THM korosunda görevi devam ederken 2023 yılı başlarında hastalanmış, uzun süren bir tedavi süreci sonunda 15 Ağustos 2023 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

MUSTAFA ŞAHİN (1939-2025)
Gazelhan ve Kaynak Kişi
1939 yılında Urfa’da doğmuştur. Babasının adı Mustafa, annesinin adı Zeliha’dır. Esas mesleği şoförlüktür. Şanlıurfa Belediyesi’nden emeklidir. Şanlıurfa’da 1980’den sonra kurduğu “müzik bant evi”nde birçok Şanlıurfalı sanatçıya özel bant kaydı yapmış olup ayrıca çeşitli müzik meclislerinde doldurulmuş olan Şanlıurfalı mahalli ses sanatçılarının bantlarının satışını yapmıştır. Urfa mahalli sanatçının ses kayıtlarının yer aldığı bant arşivi vardır. Şanlıurfa yöresi halk oyunlarını çok iyi bilen, “Dörtlü Değnek Oyunu”nu en iyi oynayan ustalardandır. Musikide Tenekeci Mahmut Güzelgöz ve Halil Hafız’dan istifade etmiştir. Sesinin güzel olmasından dolayı musiki meclislerde gazel ve hoyrat okumuştur. Sesinin güzelliği plak yapımcılarının dikkatini çekmiş ve ilki 1966’da olmak üzere 5 plak yapmıştır. Kral Plaka, Aşkım Ebedidir (Gazel), Kerem Yandı Kül Oldu; Aşkın Plaka, Çiftim Gam Tarlam Hicran (U.H), Asafın Miktarını Bilmez Süleyman Olmayan (Gazel) adlı eserleri plağa okumuştur. Ayrıca TRT kanallarında gerçekleşen Şanlıurfa müzik programlarında gazel okumuştur. 10 Temmuz 2025 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiştir.

KAYNAKLAR
Akbıyık, Abuzer. Turhan, Salih. Kürkçüoğlu, S. Sabri. Güzelgöz, Osman. Dökmetaş, Kubilay. (1999). Şanlıurfa Halk Müziği, Şanlıurfa Valiliği Yayınları, Ankara.
Akbıyık, Abuzer. Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2002). “Şanlıurfa Halk Müziğine Genel Bir Bakış”, Şanlıurfa Uygarlığın Doğduğu Şehir, ŞURKAV Yayınları.
Kürkçüoğlu, S. Sabri, “Urfalı Bestekârlar-28/ Fevzi Atlıoğlu”, ŞURKAV Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, Yıl: 10, Sayı: 32, Eylül 2018, s. 58-63.
Kürkçüoğlu, S. Sabri, “Urfalı Bestekârlar: 38 Mehmet Ziya DEMİRBAŞ”, ŞURKAV Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, Yıl: 15, Sayı: 43, Mayıs 2022, s. 53-60.
Kaynak Kişiler
K.K.1: Tenekeci Mahmut Güzelgöz ile 1984 yılındaki görüşmeden.
K.K.2: Hüseyin Yeşilgöz
K.K.3: Mahmut Karaoğlan
K.K.4: Resule Otoloğ
K.K.5: Müslüm Boydağ