URFA’DA 1926 ve 1938 YILINDA YAPILAN HALK MÜZİĞİ DERLEMELERİ
Müzik eserlerinin araştırılması, derlenmesi, yayınlanıp bilinmesi ve gelecek nesillere aktarılması önemli çalışmalardır. Halk müziği ile ilgili kurum ve kuruluşlar ile araştırmacıların geçmişte yaptığı derleme ve yayın çalışmaları bu kültür mirasımızın bugüne ve gelecek kuşaklara aktarılmasını ve yaşatılmasını sağlamıştır. Değerli araştırmacı, derlemeci ve yazarlarımız tarafından çeşitli zamanlarda yapılan tespit çalışmaları, derleme ve yayınlar yöre müziği ile ilgili günümüze ulaşan önemli kaynaklar olmuştur. (Kürkçüoğlu, 2019, s. 240).
Dârü’l-Elhân (Nağmeler Evi) musiki hocası yetiştirecek ve daha çok Türk musikisine ağırlık verecek bir okul olarak 1916 yılı sonlarında İstanbul’da kurulmuştur. Bir süre faaliyet gösterdikten sonra, Birinci Dünya Savaşı yıllarında faaliyetlerine ara verilmiş, 14 Eylül 1923’te Musa Süreyya Bey’in yönetiminde belediyeye bağlı olarak tekrar açılmıştır. 1926 yılından itibaren Dârü’l-Elhân, yayın ve araştırma faaliyetleriyle Türk musikisinde bir dönüm noktası olmuştur.
Cumhuriyet döneminde Anadolu halk türkülerinin derlenmesine, notaya alınmasına ve taş plaklara kaydedilmesine 1926 yılında başlanmış, Yusuf Ziya Demircioğlu başkanlığındaki heyet her yıl belli zamanlarda araştırma ve derleme gezilerine çıkmışlardır. Anadolu’ya derleme gezilerine çıkan konservatuar heyeti, çok sayıda halk müziği ezgisi derleyerek kayıt altına almış ve ezgilerin notaları yazılmıştır. Bu değerli çalışmalarıyla milli kültürümüzün önemli bir yönünde çok kıymetli bilgiler toplanmıştır. Notaları yazılan eserler plak kayıtları aracılığıyla dinleyiciye sunulmuştur.
Dârü’l-Elhân derleme çalışmaları, 31 Temmuz 1926 tarihinde başlayıp 17 Eylül 1929 tarihine kadar yılın belirli aylarında ve dört gezi halinde yurdun birçok yöresinde yapılmıştır. Derlenen ezgiler muhtelif yıllarda “Anadolu Halk Şarkıları” ismiyle yayınlamıştır. Bir kısmı eski eski yazı, bir kısmı ise günümüz yazısı ile yayımlanan 14 defterde halk türkülerinin güfte ve notaları yer almaktadır. Konservatuvarın yaptığı bu dört araştırma gezisi sırasında yurdun milli ve yöresel havalarından 850 kadar türkü notaya alınmış ve bunların önemli bir kısmı plağa kaydedilmiştir. Plakların bir kısmı iklimin tesiriyle birkaç yılda bozulmuştur. Plaklardaki ezgileri notaya alan Ferruh Arsunar milli kültürümüzün değerli nüvelerini kaybolmaktan kurtarmıştır. Yayınlar önce İstanbul Konservatuvarı adına, daha sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı adına sürdürülmüştür. 1986 yılında ise bu arşiv İstanbul Üniversitesi’ne devredilerek Türkiye’nin en eski ve köklü üniversitesinin çatısı altında yerini aldı.
DÂRÜ’L-ELHÂN HEYETİNİN 1926 YILI URFA DERLEMELERİ
Cumhuriyetin ilk yıllarında yoğunlaşan folklor araştırmalarına yönelik olarak Dârü’l-Elhân’ın Anadolu’ya düzenlediği araştırma ve derleme gezileri 1926’da Yusuf Ziya Bey, Rauf Yekta Bey, Ekrem Besim Bey ve Dürri Turan Bey ile başlamıştır. Konservatuvardaki “Tasnif ve Tespit Heyeti”ndeki uzman müzik adamlarının çabalarıyla Türk musikisinin “yazılı döneme” geçişteki en verimli süreci başlamıştır. Türk musikisi klasiklerinin aslına en yakın kaynaklardan tespit edilerek ve farklı kaynaklardan gelenlerin birbirleriyle karşılaştırılarak notaya alınmış ve yazıya geçirilerek gelecek kuşaklara aktarılmıştır.
1) Dârü’l-Elhân Heyetinin 1926 yılı’nda Urfa’da gramafon ile Halilü’r-Rahman Camii İmamı Zeki Efendi ve Hafız Nuri Efendi’den kayıt alırken.
Dârü’l-Elhân heyetinin Urfa’ya gelişleri birinci araştırma gezisi kapsamındadır. Birinci gezi 31 Temmuz 1926 yılında başlamış ve 51 gün sürmüştür. Bu ilk geziye Yusuf Ziya Demircioğlu, Rauf Yekta Bey, Dürri Turan ve Ekrem Besim Bey iştirak etmişlerdir. Dârü’l-Elhân tarafından Urfa’dan derlenen türkülerin 37 adedinin notaları ve sözleri “Anadolu Halk Şarkıları” 5. 6. ve 7. Defterlerinde Osmanlıca, 13. defterde ise yeni yazıyla yayınlanmıştır. Bu yayımlanmış mecmualardaki eserler Ferruh Arsunar tarafından notaya alınmış ve Osmanlıca olarak eski yazı ile yazılmıştır. Bu mecmuaları arşivlerinde bulunduran araştırmacı yazarlar Sabri Kürkçüoğlu ve Yusuf Sabri Dişli 1985 yılından beri ellerinde bulunan dokümanları 2011 yılında bize ulaştırdıklarında herkesin okuyabilmesi için eski yazım notalarını günümüzde kullanılan notaya çevirmeye başladık. Osmanlıca yazılı notaları yeniden güncel notaya uyarlayarak yazdık. Bu notaların, bir kısmı halen okunan Urfa türkülerinin 1926 yılındaki icrası konusunda bize ve ilgililere çok somut bilgiler sunmaktadır. Bu mecmualardan günümüze intikal eden 37 türkü notasının içerisinde ilk defa karşılaşılan hiç duyulmamış türküler çoğunluktadır. Bu çalışmayla “Urfa’nın Kayıp Türküleri” ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma yeni nesil halk müziği icracıları için çok önemli bir kaynak olacaktır. Günümüze ulaşan bu belgelerin aynen korunması adına notaların olduğu gibi kalmasına dikkat edip birebir aynısı yazılmış, belge olarak gelecek nesillere taşınması gayesi ile Osmanlıca yazılmış notalar Halil Altıngöz tarafından yeni yazıya çevrilerek “ŞURKAV Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi”nde hem orijinal nüshası hem de yazılan yeni güncel notası ile birlikte 2012-2017 yılları arasında yayımlanmıştır. Bu belgeler daha sonra 2017 yılında Halil Altıngöz tarafından “DÂRÜ’L-ELHÂN 1926 Yılı Derlemelerinde URFA TÜRKÜLERİ” adıyla kitap haline getirilmiştir.
Dârü’l-Elhân defterlerinde bulunan Urfa’ya ait 37 türkü, uzun hava ve enstrümantal belirlenmiş, bu çerçevede, Türk halk müziği repertuvarında bulunmayan türkülerin mevcut olduğu belirlenmiştir. Dönem şartlarında geleneksel Türk müziği nota yazım sistemi henüz oluşmadığından, notaların tampere sistem esas alınarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bazı türkülerin notası diziyi izah etmekten uzaktır. Bölgede hâkim olan müzik kültürü yanında Dârü’l-Elhân derlemesi olup, ancak değişime uğramış olsa dahi aşina olduğumuz türkülerin özellikleri bu durumdaki türküleri sınıflandırmada en büyük yardımcımız olmuştur. Ancak bazı elzem müdahaleler gerekse de orijinal belgelerin olduğu gibi yansıtılması amacı ile notaların üzerinde herhangi bir düzeltme yapılmamıştır.
Araştırma sonucunda incelenen 37 türküden 29’unun TRT’nin Türk Halk Müziği repertuvarında kayıtlı olmadığı tespit edilmiş, 5 türkünün Urfa repertuvarı olarak kayıt altına alındığı ancak Dârü’l-Elhân derlemeleri ile büyük farklılık gösterdiği, 3 türkünün ise farklı bölgelere ait olarak kayıt altına alındığı görülmüştür.
37) Yine Cuş Eyledi (Hüseyni dizisi)/TRT repertuarında kayıtlı değil.
Dârü’l-Elhân Derlemelerinde Urfa’dan Derlenen Bazı Türkülerin TRT Repertuarında Başka Bölgelerden Derlendiği Tesbitine Dair Notlar:
“Ben de Gittim Bir Geyiğin Avına” adlı türkü, 1926 Dârü’l-Elhân derlemelerinde İstanbul’dan gelen heyet tarafından Urfa’dan derlenmiştir. Bu türkü, Ahmet Yamacı tarafından 1956 yılında Aziz Şenses’ten derlenmiş ve yöre olarak Adana dolayları belirtilerek nota yazılmıştır. TRT Müzik Dairesi’nce 04/10/1974 tarihinde incelenmiş ve 866 sayılı TRT repertuarı olarak kayıt altına alınmıştır.
“Çelik Pazarında Ufacık Taşlar” adlı türkü, 1926 Dârü’l-Elhân derlemelerinde İstanbul’dan gelen heyet tarafından Urfa’dan derlenmiştir. Türkü, 10/16’lık usulle nota alınmıştır. Daha sonraları Muzaffer Sarısözen tarafından kaynak kişi ve tarih belirtilmeden 10/8’lik usulle Erzurum türküsü olarak nota yazılmıştır. TRT Müzik Dairesi’nce 22/11/1973 tarihinde incelenerek 466 sayılı TRT repertuarı olarak kayıt altına alınmıştır. Türkü, 1926 yılından bu yana şaşırtıcı derecede az değişiklikle günümüze ulaşmıştır.
“Ağlama Yar Ağlama” adlı türkü, 1926 Dârü’l-Elhân derlemelerinde 8/8’lik katakofti/müsemmem usulünde İstanbul’dan gelen heyet tarafından Urfa’dan derlenmiştir. Eser, Diyarbakır repertuarındaki “Ağlama Yar Ağlama” türküsü ile benzerlik taşımakla birlikte birebir aynı olmayıp varyant niteliğindedir. Bilinen “Ağlama Yar Ağlama” türküsü ise Diyarbakırlı Celal Güzelses’in plak kaydından Mehmet Avni Özbek tarafından 1977 yılında nota alınmıştır. Bu kayıtta usul 4/4’lüktür. TRT Müzik Dairesi, 29/02/1983 tarihinde türküyü inceleyerek 2171 sayılı TRT repertuarı olarak kayıt altına almıştır.
***
Osmanlıca basılmış Dârü’l-Elhân Anadolu Halk Şarkıları 5. Defter’in önsözünü yazan Konservatuvar Muallimi Ekrem Besim Bey’in Urfa türküleri ve okuyucuları hakkında güzel tespitleri vardır.
Ekrem BESİM Bey’in Halk Türkülerine Ait Mukaddimesi:
“Konservatuvarın Türk Halk Şarkılarını toplamak için Anadolu’ya iki sene sıra ile çıkardığı iki heyetle, birincisinin semere-i mesaîsini kısmen muhtevi olan bu risalede, Türkiye’de ilk defa olarak ciddi ve fenni bir surette bu vadide çalışmaya başlayan heyetin seyahatinden bir nebze bahsetmek isterim.
Bu seyahatin, ne gibi düşüncelerin, müessiratın ve ihtiyaçların mahsulü olduğunu, evvelki defterlerde muhterem meslektaşlarım izah ettikleri cihetle o nukattan sarf-ı nazar edip, asıl seyahatten ve gezdiğimiz yerlerden toplanan hâlis Türk müziği nüveleri olan halk şarkılarından bahsetmeye gayret edeceğim.
Heyet, İstanbul’dan 31 Temmuz 1926 tarihinde hareket ederken, çizilmiş bir program vardı ve kendisine kati bir istikamet tayin etmiş bulunuyordu. Herkesin kemal-i iştiyakla bahsettiği ve dinlediği vakit hususiyeti dolayısıyla büyük bir zevk aldığı meşhur “Urfa Ağzı” tabir edilen üslup hepimizi o şair memleketine celp etmiş idi, binaenaleyh seyahat müddetimizin mühim bir kısmı Urfa’da geçti.
Avrupalıların sitayişle yâd ettikleri Türk misafirperverliğinin en koyusunu Urfa’da bulursunuz. Heyetimiz orada çalıştığı müddetçe ne kadar hüsn-ü kabul gördüğünü, ne gibi samimi rabıtalar tesis ettiğini unutmaz; bu husus, maksadımızı, hangi gayeye doğru gittiğimizi, velev ki, kabil olduğu kadar veciz bir surette izah etsek, şimdiye kadar görülmemiş, işitilmemiş bir iş için, yani en doğrusu kendi memleketlerinde ehemmiyet vermedikleri uzun havalar, oyun havalarını toplamak uğrunda İstanbul’dan kalkıp diyar diyar gezmek anlaşılacak şey değildi. Fakat hiç de böyle olmadı. Urfa Valisi Fuat Beyefendi, Türk Ocağı Reisi bulunan eşraftan Hacı Mustafa Reşit Bey gibi münevver zevat derhal teşebbüs ettiğimiz işin ehemmiyetini idrak ettiler; asıl nağmeleri bize verecek olanlar ise eski Urfa şarkılarının bir defa bu suretle tespit ettikten sonra artık ziyaa uğramayacağını anladılar ve memnuniyetle, seve seve mesaîmize iştirak ettiler, hepsine alenen teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
Anadolu’nun her tarafında olduğu gibi halk teganniyatı o havalide de iki türlüdür. Uzun hava, kayabaşı tabir ettikleri usulsüz yani ritmsiz parçalarla muayyen ritm dahilinde terennüm edilen parçalar. Uzun havaları Urfa’da (divan) ve (hoyrat) olarak iki tip şeklinde tasnif edebiliriz. Şunu ilave etmek isterim ki, Urfa’da dinlediğimiz zevatın hemen cümlesi müziğe az çok vakıf insanlardı. Terennüm ettikleri parçaların hangi makamdan olduğunu ve o makamın seyrini bilerek okuyorlar. Keyfiyeti iki nokta-i nazardan tetkik edecek olur isek, herhalde başka başka neticeler elde ederiz. Filvaki, makamların dar çerçevesi içinde kalmayan, daha doğrusu okuyt şurutunu bilmedikleri için onlardan tamamıyla azâde olan halk musikişinasları herhalde (halkçılık) nokta-i nazarından daha çok müreccahtırlar; çünkü onlar nasıl hissiyatını zincirlemiyor ise o hissiyatın dili olan musikiyi de dört duvar arasına almıyorlar.
Diğer taraftan Urfalıların müzik ile kısmen iştigal etmiş olmaları velev ki bu muayyen bazı nukata münhasır kalmış olsun, o memleket ahalisinin tabiî ve coğrafî vaziyetinin icabatındandır.
Uzun hava tiplerinde Divan herhalde diğeri olan hoyrattan daha çok musanna ve daha sanatkârane vücut bulmuş bir numunedir. Müzik nokta-i nazarından gazele çok müşabih olan divanın (Meyan) kısmına tecnis tabir ederler. Güftesi, hoyratın güftesi, yerli şairlerin arasından alınır. Hoyrat ise bütün halkın en ufak çocuktan en ihtiyar köylüye kadar herkesin terennüm ettiği havadır. Mecmuamızda neşrettiğimiz kırık hava tabir ettikleri mevzun şarkıların adedi ise namütenahidir.
Şurası şayânı hakikattir ki, 2/4, 6/8 ve 10/16 vezinlerin çokluğu yanında 9/8 vezini gibi mütebellir bir hususiyete malik olan ritm çok azdır.
Urfalıların sesleri çok temiz ve tizdir. İlk defa işittiğim vakit erkek sesinin bu kadar yüksek perdelere fennin vesaitinden istifade etmeksizin erişebileceğine hayret ettim. Konservatuvarımızın memlekete naçiz bir hizmet olarak ziyaa’dan vakiye ettiği halk türkülerini tespit ve neşr uğrundaki faaliyetine devam etmesini memnuniyetle karşılayan büyüklerimizden gördüğümüz teşvike mukabil, minnettarlığımı burada arz etmeyi bir vecibe addederim.”
ANKARA DEVLET KONSERVATUARI 1938 YILI DERLEMELERİ
Urfa’da yapılan ikinci önemli derleme çalışması, Ulvi Cemal Erkin başkanlığında Muzaffer Sarısözen’in de katılımıyla Ankara Devlet Konservatuvarı tarafından yapılan derleme çalışmasıdır.
1938 yılında Urfa’ya gelen heyet, Urfa’nın ileri gelen ustalarından; türkü, uzun hava ve oyun havaları kaydetmişler ve daha sonra bunların bir kısmını notaya alarak radyo arşivine kazandırmışlardır. Bu derleme çalışmasında Mukim Tahir, Hacı Nuri Hafız (Başaran), Şükrü Hafız (Çadırcı), Bayan Saniye, Mehmet Sağlamkol (Kurrik Mehey), Mehmet Bardakçı, Hakim Ercan, Bekir Kaynak, Karaköprülü İsmail, Nusret Ergun, Kadir Yılmaz, Hüseyin Simitçi, İsmail Şimşek gibi Urfa’nın meşhur okuyucularından derlemeler yapmışlardır.
Bu derlemenin ses kayıtları; Ankara Devlet Konservatuvarı’nda, TRT’de, Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma Genel Müdürlüğü arşiviyle Abuzer Akbıyık ve S. Sabri Kürkçüoğlu özel arşivinde bulunmaktadır.
1938 yılında Şanlıurfa’da yapılan derleme çalışmasında tespit edilen ve arşivlerde bulunan banttaki türkü, uzun hava ve oyun havaları sırasıyla şunlardır:
Urfa hoyratı/Mehmet Sağlamkol (Kurrik Mehey), Ebe kümeci/Mehmet Sağlamkol (Kurrik Mehey), Taşa vurdum/Mehmet Sağlamkol (Kurrik Mehey); Urfalıyam ezelden, Tutam yar elinden tutam, Dağlar başı kışladı, Güzel senin ne belalı başın var, Bugün bayram günüdür, Pınarın başında yatmış uyumuş, Kahveyi kaynatırlar, Lokman kimin (Uzun hava), Dön beri yüzün göreyim/Mehmet Bardakçı; Mersiye, Yara sızlar (UH)/Mahmut Küçüksüslü; Kolumu salladım/Mehmet; Kavalla oyun havası/Kavalcı Ramazan; Kavalla oyun havası/İsmail Şimşek; Gelemem ben/Mehmet Sağlamkol, Bağlama ile oyun havası/Hakim Ercan; Ben sıhmamı al isterem/Hafız Nuri Başaran; Ağam etmez bu nazı, Urfa’nın bedenleri, Tavus kuşu/Mehmet Sağlamkol; İndim kuyun dibine, Pencereden kar geliyor (UH), Çadır kurdum düzlere, Divan hoyratı/Hafız Nuri Başaran; Bağlama ile oyun havası/Hakim Ercan; Yine doğdu güneşler (Hoyrat)/Hafız Nuri Başaran; Bağlama ile oyun havası/Hakim Ercan; Giderem burdan artık/Topluluk, Tamburam rebap oldu/Topluluk; Kavalla karayılan oyun havası/Kavalcı Ramazan; Anadolu oyun havası, Urfa mahpushanası/Balo Atar; Bağlama ile oyun havası, Hasan Dağı oyun havası/Siverekli Mehmet Çelik; Delali Mihrican oyun havası, Deloyloy oyun havası/Siverekli Mehmet; Evlerinde var badiya/Bekir Kaynak; Gülizar oyun havası, Çarşıda nişe/Tahir Oturan (Mukim Tahir); Bu bağ bizim olaydı/Bekir Kaynak; Bu pınar eşme pınar/Tahir Oturan (Mukim Tahir); Atımı bağladım/Bayan Saniye, Anama söyleyin damda yatmasın (Ağıt); Senin yazın kışa benzer/Karaköprülü İsmail; Mahpushâne, Saray yolu/Nusret Ergun, Kışla şarkısı/Nurset Ergun; Yüce dağ başında/Fehmi Torkan, Abdo’nun mezarını (UH)/Tahir Oturan (Mukim Tahir); Küstürdün barışamam/Şükrü Çadırcı; Ayrıldım özlerinden (UH), Bu derenin armudu/Kadir Yılmaz; Havayi deli gönül (UH)/Tahir Oturan (Mukim Tahir); Bülbüller düğün eyler/Şükrü Çadırcı, Seherde girdim bağa/Şükrü Çadırcı; Gül iken açıldım soldum/B. Gürses; Derdi bile (UH) Kadir Yılmaz; Karalar giymişim (UH) Kadir Yılmaz; Hamra çarşaf başında, Kekliğimi doyurdular/Nusret Ergun; Bağlama ile oyun havası/Hüseyin Simitçi.
Bu derleme kayıt altına alınan eserlerin bazıları TRT arşivine kaydedilmiş bazıları ise üzerinde çalışılıp henüz kaydedilmemiştir.
DEĞERLENDİRME
Cumhuriyet Dönemi Urfa Halk Müziği derlemelerinin başlangıcı sayılan “Dârül’-Elhân Cemiyeti”nin derleme çalışmalarından günümüze kadar yapılan araştırma, derleme ve yayın faaliyetleri devam etmiş olup kurumsal bir arşiv ve yapıya kavuşmamıştır. “Şanlıurfa Müzik Arşivi Merkezi” oluşturularak; ses, video, nota, metin, fotoğraf gibi dokümanlar bu arşivde yer almalı ve araştırmacıların yararlanmasına sunulmalıdır. Şanlıurfa müzik kültürü ile ilgili bilgiler internet ortamında araştırmacılara sunulan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan halk müziği derlemelerinin ses kayıtları ve belgelerinin bulunduğu arşivler araştırmacılara açık olmalıdır.
Şanlıurfa müzik kültürü ile ilgili sistemli şekilde araştırma, inceleme derleme yapacak kişi ve kuruluşlar da desteklenmelidir. Geçmişte yapılan araştırma ve derlemelere rağmen Şanlıurfa’da Halk Müziği sahasında araştırılacak, incelenecek ve derlenecek daha birçok ezgi bulunmaktadır. Şanlıurfa yöresine ait araştırma derleme ve yayınlar sadece bu yörenin birikimini temsil etmekle kalmayıp, müzik sanatı ve tarihi açısından insanlık tarihinde de önemli bir yer tutmaktadır.
Akbıyık, Abuzer. Turhan, Salih. Kürkçüoğlu, S. Sabri. Güzelgöz, Osman. Dökmetaş, Kubilay. (1999). Şanlıurfa Halk Müziği, Şanlıurfa Valiliği Yayınları, Ankara.
Akbıyık, Abuzer. Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2002). “Şanlıurfa Halk Müziğine Genel Bir Bakış”, Şanlıurfa Uygarlığın Doğduğu Şehir, ŞURKAV Yayınları.
Altıngöz, İ. Halil. (2017). Dârü’l-Elhân (İstanbul Belediyesi Konservatuarı 1926 Yılı Derlemelerinde Urfa Türküleri, ŞURKAV Yayınları.
Besim, Ekrem. (1927). “Halk Türkülerine Ait Bir Mukaddime”, Dar’ül Elhan, Anadolu Halk Şarkıları, Şehzadebaşı Evkaf Dergisi, 5. Defter, İstanbul.
Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2019). “Cumhuriyet Döneminde Şanlıurfa Halk Müziği Araştırma Derleme ve Yayın Çalışmaları”, Geçmişten Günümüze Urfa’da Müzik, Gece Akademi Yayınları, Ankara, s. 223-237.