Açık Mod
Koyu Mod
page-title

ŞANLIURFA’DA MANGALA OYUNU


Mangala, Arapça ‘na-ka-le’ (نقل) taşıdı’ anlamına gelen kelime kökünün mef’ul babında çekimlenmesinden türeyen mankale (منقلة) ‘taşınan, aktarılan, bir yerden bir yere götürülen’ anlamlarına gelen bir oyundur. Oyun için toprağa karşılıklı iki sıra hâlinde el içi kadar altışar oyuk açılır. Oyunda kullanılmak için 48 adet küçük taş toplanır. Taşlar, açılan oyuklara önce dörder adet dağıtılır, bu dağıtma işine ekme, Arapça bezr (بزر) denir. Oyunun belirlenen kurallarına göre dağıtılan taşlar saatin tersi yönünde bir oyuktan diğerlerine aktarılarak oynandığı için adına mankala denilmiştir. Arapça  k sesinin, Türkçe söyleyişte g sesine döndüğü ve mankala kelimesinin zamanla mangala kelimesine dönüştüğü söylenebilir. Şanlıurfa’da minkale, mıngala denen mangalaya taşların bir oyuktan diğer oyuklara aktarılması hareketinden dolayı Türkçe köçürme veya göçürme de denilir.

Bu oyunun geçmişi milattan önce paleolitik ve neolitik çağlara kadar uzanır. Bununla ilgili bulgular Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya’daki kayalar üzerine yontulan mangala tabletlerinden anlaşılmaktadır (Arjun ve Shekher, 2014). Latincede ‘mancala’ olarak tanınan oyun, okullarda öğrencilerin düşünme ve planlama becerilerini geliştirmek için bir oyun aracı olarak kullanılmaktadır.

Mangala oyunun malzemesi doğaldır ve iki kişinin bir araya gelmesi ile kolayca hemen hazırlanabilir. Karşılıklı iki kişinin oturacağı şekilde tasarlanan oyun alanı, ucu sivri bir taşla yere karşılıklı altışar veya yedişer küçük oyuk kazarak hazırlanabilir. Bu oyukların altısı oyun alanı, diğer ikisi oyuncuların kazandıkları taşları koydukları hazine veya mahzendir. Mahzenler diğer oyuklara göre daha büyükçe yapılır. Oyun için gereken küçük 48 adet taş, çevreden kolayca ve hemen bulunabilir. Oyun alanın kolay hazırlanması; oyun malzemesi olan küçük taşların çevrede kolay bulunması yönüyle mangala, kırlarda eğlenen veya kuzu yayan çocukların, mera ve yaylalarda hayvan otlatan gençlerin, kıl çadır veya evlerde oturan yaşlıların severek ve eğlenerek oynadığı bir zekâ ve taktik oyunudur. Bu özellikleri nedeniyle oyunun insanlık tarihi kadar kadim bir geçmişinin olduğu söylenebilir.

Kâşgarlı Mahmud (2015), bu oyunun Orta Asya’da Türkler arasında oynandığından bahseder. Mangalanın Orta Asya, Mısır, Irak, Suriye’de ve ülkemizin güney illerinde geçmişten bugüne kadar oynandığı bilinmektedir (Büyükokutan-Töret ve Baştürk, 2023; Gümüş ve Gümüş, 2019; Küçükyıldız, 2015). Günümüzde oyun için tahtadan şık mangala kutuları üretilmiştir. Ahşap  üzerine oyuklar açılarak ve boncuktan taşlar üretilerek tasarlanan oyun kutusuna kolayca ulaşılabilir. Son yıllarda bu oyunun tanınırlığı artmış, internet üzerinden sanal ortamda bile oynanır olmuştur.

1) Şuaybşehri’nde mangala oynayan çocuklar. (Fotoğraf: Yonca Yel)

2) Günümüzde Kullanılan Mangala

3) Mangala Oynayanlar Yenice Köyü-2017/ Fotoğraf: Sadık Alican

MANGALA OYUN KURALLARI

Mangala, karşılıklı iki kişi ile oynanır. Bu oyunda 48 adet taş vardır ve oyuncular bu taşları dörder adet olmak üzere kuyulara eşit dağıtırlar, bu işleme ekme denir. Oyunda her oyuncunun önünde kendisine ait altı kuyusu ve oynadıkça kazandığı taşları biriktirdiği bir mahzen veya hazinesi vardır. Oyuna başlama kura ile belirlenir. Oyuna başlayan oyuncu kendi kuyusundaki taşları soldan sağa doğru, taşların birini kuyuda bırakarak diğer kuyulara birer tane bırakarak dağıtır. Burada birinci amaç bir yandan kendi bölgesindeki taşları karşı oyuncunun kuyularına taşıyarak oyunu ilk bitiren olmak ve oyunu kazanmaktır. İkinci amaç da karşı oyuncunun kuyularına taşıdığı taşlarla kuyunun taş sayısını çift sayıya tamamlayıp içindeki bütün taşları hazinesine almaktır. Oyunun sonunda en çok taş toplayan kazanır. Oyun 3 veya 5 el oynanır. Bu tekrarlarda en çok oyun kazanan, rakibini yenmiş sayılır.

Oyunun başlıca kuralları şunlardır:

1) Kurayla oyuna başlayan kişi, bölgesindeki kuyulardan istediği birinden dört adet taşı alır. Bunlardan birini kuyuda bırakır, diğer üçünü sırasıyla soldan sağa doğru saatin tersi yönünde kuyulara birer tane bırakarak elinde taş kalmayana kadar dağıtır.

Dağıtımda son taşın denk geldiği kuyuya göre 3 durum oluşur.

Birinci durum: Oyuncunun elindeki son taşı, taş biriktirdiği kendi hazinesine denk gelirse tekrar oynama hakkına sahip olur. Tekrar istediği kuyudan taş alıp dağıtım işlemi yapar. Elindeki taş sayısı kendi hazinesini aşıyorsa elinde kalan fazla taşları rakibin kuyularına dağıtır.

İkinci durum: Oyuncu taş dağıtırken rakibinin kuyularındaki taş sayısını bırakacağı son taşla çiftlerse yani 2, 4, 6, 8… gibi yaparsa o kuyudaki taşların hepsini alır.

Üçüncü durum: Oyuncu taşları dağıtırken elinde kalan son taş, yine kendi bölgesinde yer alan boş bir kuyuya denk gelirse ve eğer boş kuyusunun karşısındaki kuyuda da rakibine ait taş varsa hem rakibinin kuyusundaki taşları alır hem de kendi kuyusuna bıraktığı taşı alır ve hazinesine koyar. Oyuncu kurnazlık yaparak rakibinin dolu kuyusunun karşısındaki kuyuyu boşaltır. Bu hamle için oyuncu rakibinin ondan önceki kuyularındaki taşların sayısını denkleştirir, zamanı gelince yaptığı hamle ile son taşı kendi boş kuyusuna bırakır ve rakibinin dolu kuyusunu boşaltır buna tilki ya da boş kuyu kuralı denir. Daha sonra hamle sırası rakibine geçer.

2) Oyunculardan herhangi birinin bölgesinde yer alan taşlar bittiğinde oyun biter. Altı kuyusunda taşlarını ilk bitiren oyuncu, rakibinin bölgesinde bulunan bütün taşları kazanır ve kendi hazinesine ekler. Oyunun bu özelliği nedeniyle taşlar sürekli bir kuyudan diğerine, kendi tarafından karşı tarafın kuyularına aktarılmaya, göçürülmeye çalışılır, oyunda heyecan son ana kadar devam eder. Son olarak hazinelerde bulunan taşlar sayılır. Hazinesinde en fazla taş olan oyunu kazanır.

MANGALA OYUNUNUN BEYİN AÇISINDAN YARARLARI

Mangala oyunu aynı cins taşlar ve basit kuralları ile herkes tarafından kolayca öğrenilebilen bir oyundur. Oyunun basit kurallarına rağmen oyunu kazanmak için hem doğru planlanmış hamleler yapmak hem de rakibin hamlelerine karşı önlem almak gerekiyor. Bu yönüyle oyuncunun zihnini geliştirme, belleği canlı tutma, geleceğe dair plan yapma ve olası tehlikelere karşı önlem alma becerilerini de geliştirdiği söylenebilir. Townshend (1979)’a göre, bir insanda en çok beğenilen ve örnek alınan iyi özelliklerden yedisi mangala oyununda vardır. Bunlar:

Kurnazlık: Bir olayı veya durumu planlamak ve oyunun kurallarını lehine kullanabilme becerisi ve stratejisi geliştirmek,

Uyanıklık: Başkasının kurnazlığına karşı savunma geliştirmek ve önlem almak,

Öngörü: Tasarladığı oyun hamlesine karşı rakibin hamlesini kestirebilme,

Esneklik: Beklenmeyen durumlara karşı planını değiştirme ve yeni çözüm yolu bulabilme,

Direnme: Her türlü tuzak ve hileye karşın kendi planını sonuna kadar sürdürebilme,

Sağgörü: Oyunda rakibinden kurduğu planı ve tuzağı gizleyebilme,

Bellek: Rakibin sağgörüsüne karşın, onun kurduğu tuzakları ve gücünü kestirebilme, mangala oyununda vardır.

Bu niteliklere sahip olan bireyler sadece oyunda değil, hayatta da başarılı olmak için gereklidir ve bu oyunla bu güzel nitelikler çocuklara erken yaşlardan itibaren kazandırılabilir.

4) Harran Kaymakamlığı Mangala Turnuvası-6 Mayıs 2025

KAYNAKÇA

Arjun R. & Himanshu Shekher (2014). Game boards (mancala) on the basalt exposures and the khandoba temple of deccan college campus, Bulletin of the Deccan College Post-Graduate and Research Institute ,74,105-116.

Büyükokutan-Töret, A. & Baştürk, N. (2023). Mangalanın dijital kültür ortamındaki seyri üzerine, Kültür Araştırmaları Dergisi, 19, 40-59. https://doi.org/10.46250/kulturder.1338095

Gümüş, A. & Gümüş, İ. (2019). 4000 yıllık Türk satrancı yalakkaya, Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, 2 (3), 1-15.

Kâşgarlı Mahmud (2015). Dîvânu lugâti’t-Türk, giriş-metin-çeviri-notlar dizin, (Haz. Ahmet Bican Ercilasun ve Ziyat Akkoyunlu), Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.

Küçükyıldız, A. (2015). Türk zekâ oyunları: 1 köçürme mangala. Delta Kültür Yayınevi, Ankara.

Townshend, P. (1979). African mankala in anthropological perspective. Current Anthropology 20 (4), 794-796. https://www.jstor.org/stable/2741688

Sitede Ara