HALK MİMARİSİ ÜRÜNÜ KONİK KUBBELİ HARRAN EVLERİNİN YAPIM TEKNİĞİ
Harran Antik Kenti Kentsel Arkeolojik Sit Alanı’nda birbirine bitişik kubbe birimlerinden oluşan evler yer alır (Fotoğraf 1, Çizim 1). Konik kubbeli bu evler, Irak Felluce’den Harran’a gelen aşiret aileleri tarafından Orta Çağ kalıntılarının üstüne 19. yüzyıldan itibaren inşa edilmeye başlanılmıştır. Sur içinde yoğunlaşan bu evler Harran sakinlerinin aynı aşirete mensup ve dolayısıyla akraba olmalarından dolayı yakınlaşma ve komşuluk ilişkileri dikkate alınarak bitişik ve yan yana yapılmıştır. Ama, yüzyıl önceki fotoğraflara bakıldığında Kale-Saray’ın 3. katında da çok sayıda ev görülmektedir. İlk yapılan evlerin konik kubbeleri, çadır benzeri hemen toprak üstünden başlamaktaydı. Daha sonraları Antik Harran Kenti’nin toprak üstündeki Kale-Saray vb. mimarisinden etkilenerek evlerin duvarları taş örülerek yapılmış ve konik kubbeler ise bu duvarların üstüne inşa edilmiştir. Duvarların yükseltilmesiyle evlerdeki yaşam alanı daha kullanışlı hale gelmiştir. Günümüz Harran konik kubbeli evleri de yükseltilmiş taş duvarlar üstünde tuğla konik kubbelidir.
Harran’da konik kubbeli evlerin malzemesi, duvarlarda tuğla ve taş, kubbeler ve kemerlerde tuğladır. Kapı ve pencere doğramaları ise ahşaptır. Evin temeli üzerine örülen duvarlar 1.5-2 m yükseltilir. Hem duvarlarda hem de kubbelerde çamur harç kullanılır. Killi topraktan hazırlanan çamura saman katılarak bir gün bekletilir. Çamur harç, hamur haline geldikten sonra, taş ve kubbe örmede kullanılır.


Geleneksel bu evlerin kare veya kareye yakın oda duvarları üzerine birbiri üstüne diziler halinde yatay biçimde taşırılarak bindirme tekniğinde örülen tuğlaların kademeli şekilde gittikçe daralarak konik bir külah şeklini almasından oluşan kubbeler örtülmüştür (Fotoğraf 2, Çizim 2). “Yalancı kubbe” olarak da isimlendirilen bu konik kubbeler “corbelled dome” ya da “false dome” olarak da adlandırılırlar. Kare plandan kubbelere geçiş, basit ahşap lento veya ilkel pandantif ile yapılır (Yıldırım, 2015, s. 54). Bu pandantifler kireçtaşı levhalar üst üste gelecek şekilde döşenir. Kubbe doğrudan bunların üzerine oturur. Usta tuğlaları örerken, kalfaları ustaya çamur ve tuğla taşır. Bir usta tuğla kubbeyi 4-5 saat içinde örebilmektedir.



Kubbeler genel olarak 3×3 m çapında yapılır. Yaklaşık, 30-40 tuğla dizisinden oluşan her kubbede 700-1200 adet tuğla kullanılmaktadır. Ana malzeme Suriçi’ndeki antik Orta Çağ şehri kalıntılarından elde edilen tuğla ve kireç taşı bloklarından oluşur. Bu antik kare tuğlalar yaklaşık 25 cm genişliğinde ve 4 cm kalınlığındadır. Aile fertlerinin sayısına bağlı olarak genel olarak evlerde 1-36 arası kubbe yer alır. Yapıda havalandırma, aydınlatma ve geçiş için kullanılan açıklıklar olabildiğince küçük ve az sayıdadır. Yaklaşık 5 m yüksekliğinde olan kubbelerin tepesinde ışıklık veya baca işlevi gören açıklık bulunur. Bu açıklık dumanın çıkması için baca vazifesi ve doğal havalandırma sağlamaktadır. Yağmurun içeri girmemesi için her tepe penceresinin üstü 3 küçük taşla kırma çatı biçiminde örtülüdür. Kubbe yüzeyindeki küçük açıklıklar da aydınlatma ve havalandırma işlevindedir.
Bu evler, göçebelikten tarıma geçiş yapan insanların günlük yaşam alanları, ürünün koruması, hayvanların barınması ile iklimin koşulu doğrultusunda oluşmuştur. Evin odaları avlu etrafına L veya U biçiminde dizilidir. Enes, kubbelerin yapımını şu şekilde belirtir: “Kubbeli yapılar, iç açıklığı yaklaşık 4 m kadar olan kare biçimli küçük hacimlerin yan yana bitiştirilmesiyle oluşturulur. Her bir kubbeli mekânın bir “birim” olduğu bu yapı türünde, kullanıcıların gereksinimlerine göre istenilen sayıda kubbeli modül birbirine eklemlenebildiğinden ve her bir kare mekânın dört yanına da yeni birimler ulanabildiğinden, istenilen büyüklükte ve biçimlenişte ev oluşturulabilir ve ilk uygulamadan sonra gereksinimlere bağlı olarak yeni kubbeli birimler eklenerek ev büyütülebilir” (Enes, 2010, s. 128).
Kuloğlu Yüksel, Harran sokak düzeninin evlerin formları gibi organik olduğunu, aynı aşirete mensup insanların birlikte yaşamak istemeleri nedeniyle Harran evlerinin bitişik ya da birbirine çok yakın yapıldığı, bunun sonucu olarak da sokak düzeninin rahat ve doğal olduğunu belirtir (Kuloğlu Yüksel, 2019, s. 530). Meydanlar ve boşluklar kendiliğinden, yapıları birbirine bağlayan yolların kesişim noktalarında meydana gelmiştir. Evlerin küçük yollara, yolların da büyüklü küçüklü meydancıklara açıldığı, bu gelişimin de halkın sosyal iletişiminin yoğun yaşandığı, sohbetlerin, buluşmaların ve oyunların oynandığı mekânları oluşturduğu ifade edilir (Baran, 2010, s. 144).
Barınma amaçlı olarak kullanılan evde oturma ve yemek odası, hol, yatak odaları, yorgan ve yastık nişleri, mutfak, ocak, banyo, işlik, ambar, samanlık ve ahır bulunur. Bazı odalarda kubbe gruplarının kemerlerle birbirine bağlanmasıyla geniş mekânlar elde edilerek, yaşam alanı oluşturulmuştur. Bunlardan ana oda, ailenin oturma ve misafirlerinin ağırlama mekânı olarak kullanılır (Fotoğraf 3). Odadan odaya geçiş kemerli veya düz lentolu kapılarla sağlanır. Yapı birimleri çoklu işlevde de kullanılır. Gündüz oturma odası olarak kullanılan birimler geceleyin yere serilen döşeklerle uyuma odasına dönüşmektedir.



Yazın serin kışın ise sıcak tutan bu evlerin tercih edilmesi bölgedeki yazları oldukça sıcak olan iklime bağlanmaktadır. Sıcak havanın genişleyip yükselmesi ve kubbenin üst noktasında ve yanlarda bırakılan açıklıklar ile büyük ölçüde hava sirkülasyonu sağlanarak odaların serin olması sağlanır. Kışın ısınmak amacıyla mekânın ortasında yakılan ateşin dumanı da yine bu delikten çıkar ve oda çok fazla dumana boğulmaz. Dolayısıyla bu bölgede geleneksel çiftçi yaşam biçiminin söz konusu olduğu dönemlerde kubbeli mimari, köylüler için oldukça rahat yaşam olanakları sunmuştur (Enes 2010, s. 126).


DAİREVİ PLANLI MİMARİ VE KUBBENİN KÖKENİ:
Mevcut Harran evleri, Cengiz Han’ın torunu Abaka Han’ın M.S. 1272’de Harran’ı yakıp yıkmasından yaklaşık 600 yıl sonra 19. yüzyılda yapılmıştır. Bu nedenle bu evlerin tarihi yaklaşık 200 yıllıktır. Fakat, dairevi planlı yapıların varlığı Güneydoğu Anadolu’da Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’dan beri izlenilmektedir. Yaklaşık M.Ö. 10.000 yılından beri dairevi planlı konut olarak Kortik Tepe’de, dairevi halk yapısı olarak, Hallan Çemi, Gusir Höyük, Göbeklitepe, Karahantepe ve Boncuklu Tarla’da vb. görülmektedir.
Mimaride ilk kubbe formunun Neolitik Çağ’ın son döneminde (M.Ö. 5900-5300) Mezopotamya’da Halaf kültürüne tarihlendiği ifade edilir. M.Ö. 6.000’lerde Halaf kültüründe dairevi planlı (tholos) fırın ve depolar Suriye’de Tel Sabi Abyad’da görülür. Konik kubbeli dairesel (tholos) konutların ise Irak’da Musul yakınında Arpacia’da (Mallowan-Cruikshank Rose 1935, s. 24-32). Halaf dönemi başında yapılan Mezopotamya’daki en erken tholos örnekleri olduğu ifade edilir. Ayrıca, Samarra çömleği üzerine çizilmiş, sazdan yapılan konik kubbeli kulübe resimleri de mevcuttur. Bakırtaş Çağı’nın sonlarına M.Ö. 3300 yıllarına tarihlenen Ur kral mezarlarının kare planlı odaları üzerinde de kubbe yer alır.
Harran’daki konik kubbeli evlerin tarihinin yakın olması nedeniyle, yukarıda belirtilen dönemlerin yapılarıyla doğrudan bağlantısı bulunmamaktadır. Ama, Mezopotamya mimarlığı olarak değerlendirildiğinde dairevi planlı mimarinin Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’dan beri bölgede var olduğu, Halaf mimarlığıyla dairevi mekanların üstünün konik kubbeyle örtüldüğü, Asur ile birlikte anılan mimarinin yaygınlaştığı, Roma döneminde de devam ettiği mevcut arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır.
GÜNÜMÜZDE HARRAN EVLERİNİN BENZERLERİ
Harran evlerinin benzerleri, Suriye’de Güney ve Halep Grubu, Türkiye’de ise Harran ve Suruç Grubu olarak adlandırılır (Enes 2010, s. 126). Harran kubbeleri tuğla malzemeden yapılırken, Suruç kubbeleri ise kerpiçten yapılmıştır. Suruç konik kubbeli evlerinden 6 adeti Şanlıurfa Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından korunması gerekli sivil mimarlık örneği olarak tescil edilmiştir. Bu evler Kuzey Suriye ile Fırat Nehri’nin batısında, Halep ve Hama çevresinde yoğunlaşmıştır (Dipasquale- Mileto- Vegas 2009, s. 267-285). Güney İtalya’nın Puglia bölgesinde Alberobello kasabasında şekil olarak Harran evlerine benzeyen konik kubbeli evler bulunmaktadır. Tamamen taştan yapılan bu evler M.S. 16.-17. yüzyıla tarihlenmektedir (Dipasquale-Silva 2009, s. 124). Günümüzde Trulli olarak adlandırılan bu evler turistik amaçla konaklama için kullanılmaktadır (Kuloğlu-Yüksel 2019, s. 536). Alberobello ile Harran 2013 yılında kardeş şehir olmuştur.
Harran evlerinin konik kubbeli odalarının dairevi planlı olarak hemen toprak üstünden başladığı, 20. yüzyılın başlarında çekilen fotoğraflarda, görülmektedir (Fotoğraf 7). Daha sonraları bu evlerin planları değişmiş olup, konik kubbeler 1.5-2 m yüksekliğinde dik duvarlı kare odaların üstüne yapılmıştır. Taş ve tuğlalardan yapılan kare duvarların üzerine konik kubbeler bir külah gibi oturtulmuştur. Günümüzde Suriye’de Halep ve Hama çevresindeki köylerde bulunan konik kubbeli evler hala dairevi planlı olarak hemen toprak üstünden başlamaktadır (Dipasquale-Mileto-Vegas 2009, s. 284-285).
Geleneksel yapım sistemiyle inşa edilmiş halk mimarisi örneği olan bu konik kubbeli evlerde Harranlılar yakın bir zamana kadar yaşamışlardır. Günümüzde genel olarak bu evler depo, kiler veya turizm amaçlı olarak kullanılmaktadır. Harran Kentsel Arkeolojik Sit Alanı’nda 114 adet konik kubbeli Harran evi sivil mimarlık örneği olarak tescil edilmiştir. 2025 yılı itibariyle bu evlerden Halil Özyavuz Evi, Ali Kızıl Evi, Haldun Özyavuz Evi ve Harran Kaymakamlık Evi Harran “Kültür Evi” olarak ziyaretçilere hizmet vermektedir. Ayrıca Harran evlerini butik otele dönüştürme projeleri de yapılmaktadır.

Harran’ın Kentsel Tasarım Projesi tamamlanmış olup bu proje kapsamında tescilli Harran evlerinin tamamının 2021 yılı itibariyle rölöve, restitüsyon, konservasyon ve restorasyon projeleri Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca, projede otopark, lavabo, hediyelik eşya satan yerler, butik otel, kafe ve restoran alanları belirtilmiştir. Konik kubbeli geleneksel Harran evlerinin varlığını koruyarak devam ettirebilmesi ve Harran’ın turizm merkezi olabilmesi için söz konusu Kentsel Tasarım Projesi’nin acilen uygulanması gerekmektedir.
KAYNAKÇA
Baran, M. (2006). “Halk Mimarisinin Halkbilimi Bağlamında Değerlendirilmesine Harran Evleri Örneği”, Millî Folklor, 2006, Yıl 18, Sayı: 72.
Brice, W. C.-A. Dönmez. (1948). “Construction of a House Roofed With Corbelled Domes in Southern Turkey”. Man, Vol. 48 (Nov., 1948), pp. 135-136.
Dipasquale, L.- J. N. Silva (2009). “Corbelled Domes of Apulia (Italy)”, Earthen Domes And Habitats, Edizioni Ets, Pisa: 123-140.
Dipasquale, L.-C. Mileto- F. Vegas (2009). “The architectural morphology of corbelled dome houses” Earthen Domes and Habitats Edizioni Ets, Pisa: 267-285.
Enes, Zeynep. (2010). “Urfa Çevresindeki Kerpiç Kubbeli Yapıların Arkeolojik Açıdan Değerlendirilmesi”, TÜBA –AR 13 (2010): 126
Kuloğlu, F. Ş. Yüksel. (2019). “Harran’ın Yerel Mimarisi’nin Korunması” Harran ve Çevresi Arkeoloji, Ed. M. Önal, İ. Mutlu, S. Mutlu. Şanlıurfa ŞURKAV Yayınları.
Yıldırım, A. K. (2015). “Şanlıurfa Harran Bölgesi’ndeki Kubbeli Konutların Yapısal Özellikleri”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, Turkey.
Mallowan, M. E. L.-Rose Cruikshank. (1935). “Excavations at Tall Arpachiyah, 1933” Iraq, Vol. 2, No. 1, pp. i-xv+1-178.